SLENDER in Turkish translation

['slendər]
['slendər]
ince
thin
fine
subtle
slim
slender
skinny
tiny
hairline
nice
delicate
zayıf
weak
thin
skinny
poor
weakness
vulnerable
slim
faint
feeble
frail
narin
delicate
fragile
gentle
tender
frail
soft
slender
dainty
svelte
brittle
slender
incedir
thin
fine
subtle
slim
slender
skinny
tiny
hairline
nice
delicate
incesiniz
thin
fine
subtle
slim
slender
skinny
tiny
hairline
nice
delicate
incesin
thin
fine
subtle
slim
slender
skinny
tiny
hairline
nice
delicate

Examples of using Slender in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
You're tall and slender.
Uzun boylu ve incesin.
But this is a nice, slender, very bad pest.
Fakat bu, hoş, narin, çok kötü bir pest.
Slender and blond preferred.
Narin ve sarışın olması tercih edilir.
Your fingers are slender, so feminine.
Parmakların narin, çok kadınsı.
The poignant vulnerability of her slender wrist?
Narin bileğinin dokunaklı kırılganlığı mı?
Yes, attractive, slender woman.
Evet, çekici, narin kadınlar.
It's so long and slender.
Çünkü çok uzun ve narin.
Such slender ankles, such cotton feet!
İncecik bilekler, pamukcuk ayaklar!
You have slender hands.
İncecik ellerin var.
Are we talking long and slender?
İnce ve uzun bir organdan mı bahsediyoruz?
I broke the slender neck you were so fond of kissing.
O incecik, öpüp kokladığın boynu kırdım.
Slender, 5'8" with very large breasts.
İnce, 58'' ölçüsüyle çok büyük göğüsler.
Everybody loves a slender ankle.
İnce ayak bileklerini herkes sever.
Slender or stout.
İnce ya da şişman.
He was a tall man. yes… but very slender.
O uzun bir adamdı ama çok zayıftı.
She's quite good-looking. Slender and… What?
O çok güzel incecik ve?
The boy's tail is small and slender.
Çocuğun kuyruğu küçük ve incecik.
We know he's a white male, slender, somewhere between 30 and 50.
Beyaz bir erkek olduğunu biliyoruz. Sıska, 30 ile 50 yaşları arasında.
I will get you a slender young lady.
Size nazik genç bir bayan bulacağım.
I'm a small, slender man-- similar to actor Taye Diggs.
Küçük, sıska bir adamım. Aktör Taye Diggse benziyorum.
Results: 183, Time: 0.0656

Top dictionary queries

English - Turkish