SOCIAL INTERACTION in Turkish translation

['səʊʃl ˌintə'rækʃn]
['səʊʃl ˌintə'rækʃn]
sosyal etkileşim
social interaction
sosyal ilişkilerine
was a social correlation
sosyal etkileşimini
social interaction
sosyal etkileşimimiz
social interaction
sosyal etkileşimler
social interaction
sosyal iletişimin
of social communication
social networking

Examples of using Social interaction in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
But that puts him in a position He"ll have a job where he can observe others unnoticed. that involves very little social interaction.
Çok az sosyal etkileşim içeren bir iş sahibi… ama bu başkalarını farkedilmeden gözlemlediği… yerde pozisyon almasını sağlıyor.
so many disciplined lives, but he can't manage basic social interaction.
ama daha temel sosyal etkileşimini bile yönetemiyor edemiyor.
He will have a job that involves very little social interaction, but it puts him in a position where he can observe others unnoticed.
Çok az sosyal etkileşim içeren bir iş sahibi… ama bu başkalarını farkedilmeden gözlemlediği… yerde pozisyon almasını sağlıyor.
Letisten, were you offended in any wayby our social interaction here? Yeah,?
Sek haydi. Dinle, buradaki sosyal etkileşimimiz seni herhangi bir şekilde kırdı mı?
Massively multiplayer online role-playing games(MMORPGs) combine the large-scale social interaction and persistent world of MUDs with graphic interfaces.
Çok oyunculu çevrim içi rol yapma oyunları( MMORPG) grafik arayüzleriyle MUDların büyük ölçekli sosyal etkileşimini ve sürekli dünyasını birleştirirler.
Where he can observe others unnoticed. He will have a job that involves very little social interaction, but it puts him in a position.
Çok az sosyal etkileşim içeren bir iş sahibi… ama bu başkalarını farkedilmeden gözlemlediği… yerde pozisyon almasını sağlıyor.
Social interaction and the hyper relevance of volume as, er… I want to talk to you.
Seninle konuşmak istiyorum. sosyal etkileşimler ve hiper ilişki derecesi kadar.
I'm offering Slider an opportunity to practice some… Some ordinary social interaction before you put him in front of a jury.
Kaypaka, siz onu jürinin önüne koymadan önce biraz sıradan sosyal etkileşim pratiği yapması için bir fırsat sunuyorum.
But I'm guessing you might have to try to take a different approach. I am not an expert in social interaction.
Ama bence farklı bir yaklaşım denemen lazım. Sosyal etkileşim uzmanı değilim.
Autism, a brain development disorder that impairs social interaction and communication, and causes restricted
Otizm, üç yaşından önce başlayan ve ömür boyu süren, sosyal etkileşime ve iletişime zarar veren,
Very young children have limited social interaction and communication skills to begin with,
Çok küçük çocukların sosyal etkileşimleri ve iletişim becerileri zaten sınırlıdır dolayısıyla
All social interaction before the first bell. I make it a personal goal of mine to avoid.
İlk zilden önceki tüm sosyal etkileşimlerden kurtulmak için… bunu kendime hedef olarak belirledim.
Prewarnings are warnings given to individuals after an event but before social interaction when misinformation can be introduced.
Ön uyarılar olaydan sonra fakat sosyal etkileşimden önce alınan uyarılardır yanlış bilgilendirme olabileceği zaman.
Raised without love, or social interaction, wild(or feral) children pose the question.
Sevgiden ve sosyal etkileşimden yoksun bir şekilde büyüyen yabani çocuklar bize şu soruyu soruyor.
whether he's understanding or not, regulates a social interaction.
bizi anlayıp anlamadığını belirterek, sosyal etkileşimi yönlendirdi.
Hypervigilance can lead to a variety of obsessive behavior patterns, as well as producing difficulties with social interaction and relationships.
Hypervigilance çeşitli obsesif davranış kalıplarının yanı sıra sosyal ilişkiler ve sosyal etkileşimde zorluklar üretir.
Are we talking"date" the social interaction or"date" the dried fruit?
Sosyal bir etkileşim olan'' buluşma'' dan mı, yoksa adı'' buluşma'' olan meyveden mi bahsediyoruz?
I'm in really no frame of mind for more complex social interaction, not at the moment.
Gerçekten daha karışık bir sosyal etkileşim için ruh halimde değilim, şimdi olmaz.
I go innocently to your house, believing I'm to have a normal social interaction, and what am I?
Normal bir sosyal etkileşime sahip olduğuma inandığım için evinize masumca gidiyorum ve ben neyim?
Elijah Anderson, professor of sociology at Yale and the pioneering figure really in the effort of bringing the Gothmanian concepts of social interaction to the ghetto and to try to understand how they work in the framework of intense poverty
Yale Üniversitesi Sosyoloji Bölümünde profesör olan Elijah Anderson Goffmanın sosyal etkileşim kavramlarını varoşlara taşıyan ve bu kavramların büyük yoksulluk içinde olan
Results: 57, Time: 0.0479

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish