SOMEONE in Turkish translation

['sʌmwʌn]
['sʌmwʌn]
biri
someone
somebody
anyone
birini
someone
somebody
anyone
birisi
someone
somebody
anyone
birinin
someone
somebody
anyone

Examples of using Someone in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Someone should report to Homeworld Command, explain what's been going on.
Birimiz Dünya Komutanlığına rapor verip olanları anlatmalı.
Yeah, well, someone has to make some adult decisions around here.
Evet, birimiz yetişkin gibi karar vermeli.
Because I'm someone you need to get to know to love. Why not?
Çünkü sevmeyi öğrenmen gereken biriyim.- Neden?
Should someone go check it out?
Birimiz gidip baksak mı?
Can someone tell me what Lynn is doing in Sydney?
Biriniz Lynnin Sidneyde ne yaptığını söyleyebilir mi?
Oh, my God, Kim Kardashian hates someone I know!
Kim Kardashian tanıdığım birisinden nefret ediyor! Aman tanrım!
All right. Someone get me some boiling water and some clean cloth.
Biriniz kaynar suyla temiz bez getirin. Tamam.
Someone get me some boiling water and some clean cloth. All right.
Biriniz kaynar suyla temiz bez getirin. Tamam.
Someone get me some boiling water All right. and some clean cloth.
Biriniz kaynar suyla temiz bez getirin. Tamam.
You're just very lucky I ran into her before someone else did.
Başka birilerinden önce ona rastladığım için çok şanslısınız.
Shouldn't someone stay here with Wanda?
Birimiz Wanda ile burada kalsa olmaz mı?
Shouldn't someone stay with Wanda?
Birimiz Wanda ile burada kalsa olmaz mı?
We need to get someone back With a vintage, American-style prank.
Birilerinden Amerikan tarzı bir eşek şakasıyla intikam almamız lazım.
Well, someone has to stay here
Şey, birimiz burada kalmalı,
I know you don't know me, but I'm someone who can help.
Beni tanımadığını biliyorum ama ben sana yardım edebilecek birisiyim.
There's a demand for human sacrifices… Many people want to get rid of someone.
Kurbanlık insan için talep var birçok insan da birilerinden kurtulmak ister.
I'm just someone who can see ghosts all the time.
Ben sadece sürekli hayalet gören birisiyim.
Because I'm just someone you had sex with once and slept with twice.
Çünkü ben sadece 1 kez seviştiğin 2 kez de birlikte uyuduğun birisiyim.
Maybe… Someone with pretty blue eyes and a history with Serena?
Belki sevimli mavi gözleri ve Serenayla bir geçmişi olan birisidir?
I'm someone who's not afraid to do what it takes.
Ben gerekeni yapmaktan korkmayan birisiyim.
Results: 174424, Time: 0.0545

Top dictionary queries

English - Turkish