SOMETHING EXCITING in Turkish translation

['sʌmθiŋ ik'saitiŋ]
['sʌmθiŋ ik'saitiŋ]
heyecanlı bir şeyler
heyecan verici birşeyler
something exciting
heyecan verici şeyler
exciting thing
exciting stuff
ilginç bir şey
something interesting
something curious
funny thing
something strange
a very interesting thing
amazing thing
something weird
heyecanlı bir şey
heyecan verici birşey
something exciting
ilginç şeyleri olduğunda
heyecanlı bir şeyi

Examples of using Something exciting in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Look, play something rhythmicaI, something exciting.
Dinle, ritmik bir şeyler çal, heyecanlı bir şeyler.
Tell me something exciting.
Heyecanlı bir şey anlat bana.
Me and Randy both got something exciting in the mail. Two weeks later.
İki hafta sonra… Randyle bana postayla heyecanlı bir şeyler geldi.
There is something exciting, as i need money for.
Para için ihtiyacım olduğu için heyecanlı bir şey oluyor.
You heard the lady, show me something exciting.
Kızı duydun, bana heyecanlı bir şey göster.
The present tense conveys something exciting, immediate.
Şimdiki zamanı acil, heyecan verici şeyleri bildirmek için kullanırız.
I'm working on something exciting.
İlginç bir şey üzerinde çalışıyorum.
Dinner at 7, then I will take you to see something exciting at 10.
Akşam Yemeği, sonra 10 heyecan verici şey görmek götürecektir.
You're doing something exciting with your life.
Eğer heyecan verici bir şey yapıyoruz.- Hayatınızdan.
Maybe something exciting happens.
Belki heyecan verici bir şeyler olur.
Yes. Something exciting is about to happen.
Evet, heyecan verici bir şey olmak üzere.
You know, something different, something exciting.
Değişik ve heyecan verici bir şey olur.
I want to do something exciting.
Heyecan verici bir şey yapmak istiyorum.
Cause I got something exciting to show you.
Size heyecan verici bir şey göstereceğim.
So I wanted to do something exciting.
Eğlenceli bir şey yapmak istedim.
Tell me something exciting.
Beni heyecanlandıracak bir şeyler söyle.
We have something exciting coming up.
Çok heyecan verici birsey olmak üzere.
You might even find something exciting.
İlginç şeyler bile çıkabilir ortaya.
Let's do something exciting tonight, huh?
Bu akşam heyacan verici bir şeyler yapalım mı?
Because we're talking about something exciting.
Çünkü heyecan verici bir şey hakkında konuşuyorduk?
Results: 94, Time: 0.0576

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish