SORELY in Turkish translation

['sɔːli]
['sɔːli]
şiddetle
violence
violent
abuse
fena
bad
good
badly
really
nasty
terrible
so
evil
too shabby
wicked
çok
very
is
so
am so
lot
too
really
much
pretty
quite

Examples of using Sorely in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
A quality sorely lacking in this modern world of ours.
Yaşadığımız modern dünyada, maalesef olmayan bir kalite.
He has an undeniable decency, which you sorely lack.
İnkar edilemez şekilde namuslu, ki bu sende fena hâlde eksik.
And now our plans have been sorely compromised.
Ve şimdi planlarımız ciddi şekilde tehlikede.
But your communication skills are sorely lacking.
Ancak iletişim becerilerin fena halde yetersiz.
Your experience in delicate matters of business has been sorely missed.
Hassas iş meselelerindeki deneyimini fena halde özlüyorum.
Has been sorely missed. Your experience in delicate matters of business.
Hassas iş meselelerindeki deneyimini fena halde özlüyorum.
Those who prayed for him to save Egypt were sorely disappointed.
Onun Mısırı kurtarması için dua edenler fena halde hayal kırıklığına uğradı.
World is sorely lacking in that kind of attitude.
Dünya bu tavırdan fena halde yoksun.
God; but it goes sorely against the corrupt will of man, and none can receive it save they to whom it is given.
Tanrı; ama bozuk insanın iradesine karşı şiddetle gider, ve hiçbiri kaydedin alabilirsiniz onlar kime verilir.
In many years past, when we were sorely pressed, it was said that a king would arrive in a village cart who would help us
Geçmiş yıllarda, fena bunaldığımız zaman bir kralın, saman arabasıyla çıkıp geleceği bize yardım edeceği
Both of which will be sorely lacking from the noisy, dysfunctional family feast I will be having in 45 minutes.
İkisi de 45 dakikada yaratacağım gürültülü, bozuk aile şöleninden şiddetle yoksun.
It was said that a king would arrive in a village cart In many years past, when we were sorely pressed.
Geçmiş yıllarda, fena bunaldığımız zaman… bir kralın, saman arabasıyla çıkıp geleceği… bize yardım edeceği ve hükümdarımız olacağı söylenmişti.
We can only thank the heavens that our sorely missed godfather, lossif Vissarionovitch, left us before his successor's disgrace was revealed for all to see.
Halefinin rezaleti ortaya çıkmadan önce bize terk ettiği için çok özlediğimiz babamız Lossif Vissarionovitch adına Tanrıya şükranlarımızı sunabiliriz.
Look, this is my first time in your little fish tank… and I'm just giving these women a lesson from my heart… which they sorely need.
Bakın, bu sizin balık tankınızdaki ilk günüm… ve sadece bu kadınlara yüreğimden şiddetle ihtiyaç duydukları dersleri anlatıyorum.
your d09--- Dearest Ross, you are sorely missed.
memleketindeki, adlarına sözcülük yaptığın herkes seni çok özledi. Çeviren: Sir Didymus İyi Seyirler.
Dearest Ross, you are sorely missed by your children, your wife.
adlarına sözcülük yaptığın herkes seni çok özledi.
brain under a microscope, you are sorely mistaken.
neden o kadar zeki olduğunu kavrayabileceğinizi sanıyorsanız yanılıyorsunuz.
I have felt our bond sorely tested.
bağımızın test edildiğini düşünüyorum.
If you think I'm going to sit here and let you whip an innocent man, you're sorely mistaken.
Eğer burada oturup masum bir adamı kamçılamana izin vereceğimi sanıyorsan şiddetle yanılıyorsun demektir.
it has affected sceptical voters and sorely shaken Erdoğan.
hem de Erdoğanı fena halde sarstı.
Results: 54, Time: 0.0744

Top dictionary queries

English - Turkish