Examples of using Fena in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Parkurun bu kadar fena test etmesi harika hissettirdi.
Nasılsınız efendim?- Fena değil, sen nasılsın?
Hiç fena değildin. Teşekkürler Krookodile!
Fena değilim, iyi hissediyorum.
Gidip cidden fena bir elbise bulmalıyız.
Hiç fena değil Don!- Nasıldım?
Roy fena değil diyor.
Çok fena üşüttüm ve ateşim var. Ama hastayım.
Hadi ama, bu kadar fena olma. Anne, sus.
Seni çok fena seviyorum.- Seni seviyorum.
Annem her geçen gün zayıflıyor Fena değil.
Hatırlamıyor musun? Sana verdiğim haplar seni fena bayılttı.
Sert birine göre fena bir silah değilmiş.
Kocam çok fena acı çekiyor.
Ofisimde 18 yıllık çok fena bir Oban şişesi var.
Fena değil. Yalnızca iki kez çöktü.
Şükürler olsun. Çok fena bir şey oldu sandım.
Fena kan toplamış ama derini yırtmamış. Bakayım bir.
Tamam, o zaman bu koşullar altında, fena görünmediğim konusunda anlaşalım.
Oysa onlar sizin düşmanınızdır. Zalimler için bu ne fena bir değişmedir!