WICKED in Turkish translation

['wikid]
['wikid]
kötü
bad
evil
terrible
badly
awful
nasty
poor
horrible
wicked
ill
wicked
günahkâr
sinner
sinful
wicked
unclean
evil
guilty
bearer
sacrilegious
in sin
blasphemous
fena
bad
good
badly
really
nasty
terrible
so
evil
too shabby
wicked
habis
evil
malignant
wicked
vicious
vile
meanie
hınzır
wicked
swine
nasty
naughty
little vixen
pig
dirty
zalimler
cruel
unjust
brutal
evil
ruthless
wrong
grim
tyrant
tyrannical
wrongdoing
ahlaksız
moral
morality
ethics
decency
ethical
vice
lanetli
shit
goddamn
curse
bloody
hell
fuckin
darn
dammit
friggin
dang
aşağılık
down
downstairs
down here
low
inferior
to bottom
downward
yoldan çıkanlar

Examples of using Wicked in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
I have a really wicked bottle of 18-year-old Oban in my office.
Ofisimde 18 yıllık çok fena bir Oban şişesi var.
I know your wicked ways.
Senin şeytani yöntemlerini bilirim.
Margaret! What have you done to her, you wicked heathen?
Ona ne yaptın seni aşağılık kâfir?- Margaret!
And the wicked shall inherit the Earth. Gabriel. Figures.
Ve günahkâr, dünyanın varisi olacak. Gabriel. Sayılar.
She said I could keep my wicked life for two reasons. She informed me.
Bana söyledi. Dedi ki… lanetli hayatımı sürdürebilmemin iki nedeni varmış.
This Chitu is as wicked a dog as I have ever known.
Şu Chitu, bildiğim tüm köpeklerden ahlaksız.
Survival skills for a wicked world, man.
Muzip dünya için hayatta kalma yeteneği işte.
You have a very wicked and suspicious nature, Miss Singleton.
Sizin çok hınzır ve şüpheci bir yapınız var Bayan Singleton.
Wicked always wins♪.
Habis kazanır daima.
Wicked girl.
Fena kız.
Get ready for the duel of the Wicked Dragon against the Warrior Saint!
Şeytani Ejderha ile… Kutsal Savaşçı arasındaki düello için hazırlanın!
What have you done to her, you wicked heathen? Margaret!
Ona ne yaptın seni aşağılık kâfir?- Margaret!
Gabriel. Figures. And the wicked shall inherit the Earth.
Ve günahkâr, Gabriel. dünyanın varisi olacak. Sayılar.
The wicked talisman for bringing harm to the Crown Prince and Crown Princess!
Veliaht Prense ve Prensese zarar verecek lanetli tılsım!
Now ask me to name three wicked women of the Bible.
Şimdi bana İncilden 3 ahlaksız kadının adını sor.
That"plot" was got up by wicked men to discredit all Catholics.
O komplo, habis adamlarca Katoliklerin hepsini kötülemek için hazırlandı.
SINGING I'm your wicked Uncle Ernie.
Ben senin hınzır Ernie Amcanım.
Wicked and dangerous.
Muzip ve tehlikeli.
Or should We treat those who fear Allah like the wicked?
Veya( Allahtan) korkanları yoldan çıkanlar gibi mi sayacağız?
I was wicked. And they were right.
Çok fena bir kızdım. Haklıydılar.
Results: 1295, Time: 0.0905

Top dictionary queries

English - Turkish