LANETLI in English translation

cursed
lanet
küfür
küfretmek
lanetliyorum
haunted
musallat
dadanan
rahatsız
lanetli
peşini bırakmıyor
uğrak
accursed
melun
lanet
uğursuz
kahrolası
taşlanmış
doomed
kıyamet
azabı
felaket
kaderci
sonu
lanetli
ölümün
yazgısını
mahkum
unholy
kötü
kâfir
kötücül
korkunç
melun
şeytani
lanetli
kutsal olmayan
uğursuz
günahkar
wicked
kötü
günahkâr
fena
habis
hınzır
zalimler
ahlaksız
lanetli
aşağılık
şeytani
wretched
sefil
berbat
zavallı
lanet
kötü
rezil
perişan
lanet olası
biçare
menfur
jinxed
uğursuz
laneti
cenabet
fuckin
lanet
lanet olası
kahrolası
siktiğimin
sikik
lan
amına koyayım
is condemned

Examples of using Lanetli in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Artık lanetli sınıf fotoğrafı yok.
No more jinxed class photos.
Bu lanetli pencere kim kırdığını bilmediğimi mi düşünüyorsun, değil mi?
You don't think I know who broke that fuckin' window, do ya?
Bana söyledi. Dedi ki… lanetli hayatımı sürdürebilmemin iki nedeni varmış.
She said I could keep my wicked life for two reasons. She informed me.
Bu ev lanetli dostum. Kimsenin girmesine izin veremem.
This house is condemned, buddy, can't let anyone in here.
Şu lanetli çocuklar.
These goddamn kids.
Benim lanetli süvarim, uyan!
My unholy horseman, rise!
Bu lanetli ülkede.
In this doomed country.
O lanetli Jimmy Hoffayı mi öldürdü?
So, he kill jimmy fuckin' hoffa too?
Lanetli olduğunu düşünür. Pek çok insan operanın.
A lot of people seriously believe that the opera is jinxed.
Ben de adamın lanetli şöhretinin farkındayım.
I am well aware of his damnable reputation.
Veliaht Prense ve Prensese zarar verecek lanetli tılsım!
The wicked talisman for bringing harm to the Crown Prince and Crown Princess!
Hangi lanetli aptalın buraya koyduğunu bilmek isterdim?
Who's the goddamn idiot who put it here?
Lanetli ve ölü 15.
Doomed and dead. 15.
Bu lanetli gerçek ya.
Ain't that the fuckin' truth.
Bu yer lanetli.
This place is condemned.
Hepinizin bildiği üzere Gece Hiddeti yıldırımın ve ölümün kendisinin lanetli yavrusudur.
As you all know, the Night Fury is the unholy offspring of lightning and death itself.
Sanatında çok başarılı, ama lanetli değil.
Most profound in his art and yet not damnable.
Hayır Juleka, sana söylüyorum, lanetli değilsin.
No Juleka, I'm telling you, you're not jinxed.
Senin lanetli sikindirik gemilerinin… üzerine ateş olup yağıyorum.
On your dwindling fleet of doomed ships. I am raining down destruction.
Bu lanetli gerçek ya, çocuk.
Ain't that the fuckin' truth, baby.
Results: 1964, Time: 0.0567

Top dictionary queries

Turkish - English