Examples of using Lanetli in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Artık lanetli sınıf fotoğrafı yok.
Bu lanetli pencere kim kırdığını bilmediğimi mi düşünüyorsun, değil mi?
Bana söyledi. Dedi ki… lanetli hayatımı sürdürebilmemin iki nedeni varmış.
Bu ev lanetli dostum. Kimsenin girmesine izin veremem.
Şu lanetli çocuklar.
Benim lanetli süvarim, uyan!
Bu lanetli ülkede.
O lanetli Jimmy Hoffayı mi öldürdü?
Lanetli olduğunu düşünür. Pek çok insan operanın.
Ben de adamın lanetli şöhretinin farkındayım.
Veliaht Prense ve Prensese zarar verecek lanetli tılsım!
Hangi lanetli aptalın buraya koyduğunu bilmek isterdim?
Lanetli ve ölü 15.
Bu lanetli gerçek ya.
Bu yer lanetli.
Hepinizin bildiği üzere Gece Hiddeti yıldırımın ve ölümün kendisinin lanetli yavrusudur.
Sanatında çok başarılı, ama lanetli değil.
Hayır Juleka, sana söylüyorum, lanetli değilsin.
Senin lanetli sikindirik gemilerinin… üzerine ateş olup yağıyorum.
Bu lanetli gerçek ya, çocuk.