SPINAL in Turkish translation

['spainl]
['spainl]
omurilik
spinal
cerebrospinal
cord
medulla
spine
thoracic
omurga
spine
spinal
backbone
keel
hull
vertebrae
a c-spine
belkemiği
spinal
backbone
spine
back
bel
waist
back
lumbar
bei
rely
depend
fanny
spinal
loins
omurilikte
spinal
cerebrospinal
cord
medulla
spine
thoracic
omuriliği
spinal
cerebrospinal
cord
medulla
spine
thoracic
omuriliğimde
spinal
cerebrospinal
cord
medulla
spine
thoracic
omurgasından
spine
spinal
backbone
keel
hull
vertebrae
a c-spine

Examples of using Spinal in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
You're carrying your child in a device that can cause hip luxation and spinal injury.
Çocuğunu taşıdığın şey, kalça çıkığına ve belkemiği hasarına yol açabilir.
I know that you're a spinal surgeon based out of St. Sebastian's Hospital in Los Angeles.
Los angelestaki st. Sebastian hastanesinin belkemiği cerrahı olduğunu biliy oruz.
All he needs is a cane. He had a spinal injury.
Aslında baston yeterli. Belkemiği yaralanmış.
And this has been pre-rigged to withdraw 3 ccs of spinal fluid.
Şimdi bunun içinde 3 mg belkemiği sıvısı olmalı.
The spinal tap didn't yield the results that I was expecting.
Omurgandan su alma işlemi beklediğim sonuçları vermedi.
There's a minor risk of damage to the spinal cord.
Omuriliğe zarar gelme itimali var.
There could be spinal damage.
Omurgaları zarar görmüş olabilir.
Sampled some spinal fluid.
Omurgandan sıvı örneği aldım.
He has a spinal infection.
Omurgasında enfeksiyon var.
And hang you by your spinal cord¶.
Ve omuriliğinden seni asmalarını¶.
Acute asymmetrical spinal subluxation, which in life would have been apparent in a pronounced leftward lean.
Omurgasında asimetrik çıkıntı, hayatteyken belirgin şekilde sola eğikmiş.
You could have a spinal injury.
Omurganızda yaralanma olabilir.
How could you not know she had a grade 4 spinal tumor?
Omuriliğinde dördüncü seviye tümör olduğundan nasıl haberiniz olmaz?
She's got a spinal fracture and massive internal bleeding.
Omuriliğinde kırık ve ağır iç kanaması var.
You fixed a woman with a crushed spinal column. Ms. Busoni.
Omurgası parçalanmış bir kadını iyileştirdiniz. Bay Busoni.
You fixed a woman with a crushed spinal column. Ms. Busoni.
Bay Busoni… Omurgası parçalanmış bir kadını iyileştirdiniz.
Well, you still have a pretty bad spinal contusion.
Ama halen omurganda ezilmeler mevcut.
You're dead. I'm spinal injury.
Sen öldün, ben omuriliğimden yaralandım.
lower limbs, and hands. Severe spinal injury.
ellerinde şarapnel, omurgada ağır hasar var.
And when the smoke cleared I was really hurt bad, like spinal damage.
Etraftaki toz gittikten sonra farkettim ki ben çok kötü yaralanmıştım. Omuriliğim zarar görmüştü.
Results: 668, Time: 0.0572

Top dictionary queries

English - Turkish