SPLATTER in Turkish translation

sıçrama
leaping
to jump
lekesi
stain
spot
smudge
mark
taint
smear
blemish
stigma
speck
blob
sıçraması
leaping
to jump
sıçramış
leaping
to jump
sıçratarak
leaping
to jump
sıçrama değil tavandaki ve duvardaki kan lekelerinden

Examples of using Splatter in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
I found a shadow in the blood splatter.
Sıçrayan kan lekelerinde bir gölge bulundu.
Use the air cannon for the splatter on the wall.
Duvardaki lekeler için hava topunu kullanın.
Splatter girl?
Lekeli kız?
Look at that splatter pattern!
Şu sıçratma modeline bak!
From the look of this blood splatter, someone was struck here,
Kanın sıçrayışına bakılırsa birine burada vurmuşlar
And this could splatter his sister with rotten egg by implication.
Her şey bir yana, böyle bir haber kız kardeşinin de adını lekeler.
Help me splatter my blood over all these people.
Kanımı bu insanlara sıçratmama yardım et.
Well, there's our blood splatter.
Evet, burda aradığımız kan lekeleri var.
Let the lights of Broadway spangle and splatter… and the taxis.
Broadwayin ışıkları parıldasın ve sıçrasın.
We got, uh, blood splatter on the walls.
Duvarlarda kan sıçramaları var.
Got arterial blood splatter.
Yapraklarda arteriyel kan lekeleri var.
It's called Operation Splatter Pants.
Adı, Pantolona Sıçratma Operasyonu.
You even watch splatter?
Splatter da izliyorsun?
Splatter, isn't it?
Saçılma, değil mi?
The king of splatter, Tom Savini!
Serpiştirmenin kralı, Tom Savini!
Wherever the blood splatter is, this will find it.
Bu kan sıçrayan yerleri gösterecektir.
Watch his brains splatter.
Beyninin dağılışını izle.
Splatter my blood!
Kanımı saç etrafa!
Splatter University?
Kanlı Üniversite'' mi?
Blood splatter?
Kan sıçratıcında mı?
Results: 99, Time: 0.0799

Top dictionary queries

English - Turkish