Examples of using Lekesi in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Bir mürekkep lekesi.
Yüksekten düşmüş kan damlaları ve avuç lekesi var.
Adli tıpçılar ayakkabılarında kan lekesi buldu ve kime ait olduğuna eminiz.
Kan lekesi Jacobın silahı içinde kalınca da.
Yerde kan lekesi var.
Ne oldu daha önce kimse kan lekesi görmedi mi?
Üzerlerinde kan lekesi ve saç kılları var.
Çocuğun mama sandalyesinin ardındaki yemek lekesi mantıklı gelmiyor.
Ne duvarda ne de tavanda kan lekesi yok.
Daha önce hiç kan lekesi görmediniz mi?
Bir şeyin lekesi.
Mutfakta gördüklerin kesinlikle kan lekesi.
Daha fazla kan lekesi.
Ne bakiyorsunuz? Daha once hic kan lekesi gormediniz mi?
İlk yaradan çıkan kan lekesi nerde?
Tamam, telefonda kan lekesi bulduğunu söylemiştin?
Tamam, telefonda kan lekesi bulduğunu söylemiştin.
İnsanlar her zaman pantolonun üzerinde yağ lekesi gibi görünenden söz eder.
Kül lekesi bulabilecek miyim diye bakmak istiyorum da.
Ama bu kan lekesi ve sürükleme olayın hemen bitmediğini söylüyor.