SPRINKLE in Turkish translation

['spriŋkl]
['spriŋkl]
serp
strew
to scatter
üzerine
and
on top
then
put
on him
on it
so
on my
based on
sprinkle
tutam
pinch
lock
sprinkle
çiseliyor
serpin
strew
to scatter
serpilmiş
sprinkled
scattered
üzeri şekerli

Examples of using Sprinkle in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Okay, add a little cheese. Sprinkle.
Tamam, biraz da peynir serpelim.
Maybe sprinkle a little anthrax in there.
Belki içine biraz şarbon serperler.
She said,"Mary, I just want a sprinkle cupcake, I swear.
Dedi ki,'' Mary, sadece serpme kek istiyorum, yemin ederim.
Mix of a little Asian, and a sprinkle of your magic.
Biraz asyaca mixleyebiliriz. Biraz da senin yeteneklerinden serperiz.
Sprinkle at most.
En fazla çiseler.
And sprinkle the table with buttons and bran.
Ve düğmelerle kepek serpin masaya.
Sprinkle some water on the old lady.
Yaşlı bayana biraz su serpin.
Annie Sprinkle?
Annie Sprinkle mı?
Just sprinkle some.
Sadece bazı serpin.
Sprinkle a bit of sugar over it.
Üstüne biraz şeker dök.
Double super choc sprinkle surprise, please.
Ekstra çikolata parçacıklı sürprizden, lütfen.
A Twizzler is not a sprinkle.
Jelibon şekerleme değildir.
A Jolly Rancher is not a sprinkle, sir.
Jolly Rancher şekerleme değildir efendim.
I have got some chocolate sprinkle.
Çikolata tozu da getirdim.
And I knew I could get it all back. One sprinkle.
Tek bir damlasıyla her şeyi geri alabileceğimi biliyordum.
Triple decaf mochaccino-boba-latte with skim soy and nutmeg sprinkle?
Yağsız soya ve hindistan cevizi parçaları ile… kafeinsiz üçIü moka,?
You can't sprinkle human DNA into the Continuum and make it all right.
İnsan DNAsını alıp, Devamlılık üzerine serperek her şeyin yoluna girmesini bekleyemezsin.
After preparing the vegetables, sprinkle some salt on the loaches.
Çopra balıklarına biraz tuz serpeceğiz. Sebzeleri hazırladıktan sonra.
A sprinkle of squirrel dung. Just needs.
Biraz sincap gübresi sepmek lazım.
Fire the sprinkle cannon! Spaceship!
Uzay gemileri! Parıltı toplarını ateşleyin aylak kertenkeleler!
Results: 88, Time: 0.0645

Top dictionary queries

English - Turkish