STAND BEHIND in Turkish translation

[stænd bi'haind]
[stænd bi'haind]
arkasında dur
arkasında durun
arkamda durmasına
arkasında kalın

Examples of using Stand behind in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
We stand behind you, Rey.
Biz senin arkandayiz, Rey.
I always stand behind you, Peg.
Ben hep senin arkanda duruyorum Peg.
True friends stand behind one another.
Gerçek arkadaşlar diğerinin arkasında dururlar.
Those who were slaves in Yunkai, now stand behind me, free.
Yunkaide köle olanlar artık arkamda duruyor. Özgürler.
I sit down, you stand behind me.
Oturacağım, sen benim arkamda ayakta duracaksın.
I'm Alice. You guys are just a bunch of shmucks who stand behind Alice.
Ben Aliceim sizse sadece benim arkamda duran bir avuç ahmaksınız.
you will have to support him and stand behind him no matter what.
ne olursa olsun arkasında durmalısın.
You can walk away from him or stand behind him.
Ondan uzak yürüyebilir ya da arkasında durabiliriz.
For your safety, please stand behind the yellow line.
Güvenliğiniz için lütfen sarı çizginin arkasında bekleyiniz.
Hitler proclaimed,"We know what powers stand behind Roosevelt.
Hitler söyle diyordu:…'' Roosevelt arkasinda duran güçlerin ne oldugunu biliyoruz.
Hitler proclaimed,"We know what powers stand behind Roosevelt.
Hitler şöyle diyordu:…'' Roosevelt arkasında duran güçlerin ne olduğunu biliyoruz.
You can watch my back and stand behind me, all right? All right, listen.
Pekala, dinle. Sırtımı kollayabilirsin ve arkamda durabilirsin.
Those who were slaves in Yunkai, now stand behind me.
Yunkaide köle olanlar… artık arkamda duruyor.
Stand behind her, place your hands on her hips,
Arkasında dur, ellerini kalçalarına koy
Let's go. let anyone stand behind me, without me knowing. Don't you ever.
Gidelim. Bir daha sakın, sakın… haberim olmadan, birinin arkamda durmasına izin verme.
of course, must come and stand behind.
solundaki sandalyeye yanaşmalı ve hanımefendinin arkasında durmalıdır.
Will stand behind you and the village of Bensenville.
Bensenville Köyünün arkasında durmaya devam edecektir.
we get to wear those white coats…- and stand behind that really tall counter.
şu beyaz önlükleri giyip uzun bankoların arkasında durmak zorundayız.
The brave team that Aykut Kocaman gathered despite many absences was on the green to sign a deal of"stand behind us.
Aykut Kocamanın yokluklar içinde çıkardığı'' mangal yürekli'' bir takım, taraftarıyla'' arkamızda durun'' anlaşmasını yapmak için sahadaydı.
Political heavyweights stand behind the Kosovo government's actions in the north, but some say it will have consequences.
Siyasetin ağır topları Kosova hükümetinin kuzeydeki eylemlerinin arkasında durmalarına karşın, bazıları bunun sonuçları olacağı görüşünde.
Results: 66, Time: 0.0464

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish