Examples of using Ayakta in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
HKM olmadan ülke ayakta duramaz.
Hepsi bu. Bu saatte ayakta ne arıyorsun?
Ayakta bir davetsiz misafirin kokusunu alıyorum.
Kendi partimden ayakta kalırsam, bana bir kanepe ayır.
Ayakta kalmayı tercih ederim.
Kim ayakta biftek ister?!
Böyle bir prensiple Suzuranda ayakta kalamazsın.
Teoride onların küçük bir zinciri bir uygarlığı ayakta tutabilirdi.
Eve varınca beni ara. Geç vakte kadar ayakta olacağım.
Western Kliniğinde, 6 ay ayakta tedavi uygulanmış.
Ayakta ve kaygısız, açık yola doğru gidiyordum.
Zor ayakta duruyorum ve bunu biliyorsun. Hayır.
Bacakları onları daha fazla ayakta tutacak ve hızlandıracak şekilde güçlenip uzadı.
Yani bayanlar, baylar tek amacımız ayakta kalmanız.
Bak, böyle faturalar ödeyerek ayakta duramam.
Sorabilir miyim gecenin bu saatinde majesteleri ayakta ne yapıyor?
Gayet rutin ve… neredeyse ayakta.
Zor ayakta duruyorum ve bunu biliyorsun. Hayır.
Bazı şeyler onu ayakta tutmuş.
Beyler, onu ayakta tutmayın.