STARTED SCREAMING in Turkish translation

['stɑːtid 'skriːmiŋ]
['stɑːtid 'skriːmiŋ]
bağırmaya başladım
bağırmaya başladılar
çığlıklar atmaya başladı
tezahürata başladım
haykırmaya başladı

Examples of using Started screaming in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
And then Cody started screaming.
Tom started screaming like a 15-year old girl.
Tom 15 yaşındaki bir kız gibi çığlık atmaya başladı.
Nastya came in, saw it and started screaming.
Nastya geldi, bunu gördü ve bağırmaya başladı.
And then everyone started screaming.
Sonra bir anda herkes çığlık atmaya başladı.
And she-she started screaming.
Biz… ahırdaydık ve çığlık atmaya başladı.
We were in the bathroom… People started screaming. What happened?
Banyodaydık… Ne oldu? İnsanlar çığlık atmaya başladı.
Cause that was the last thing I heard before Josiah started screaming.
Çünkü Josiah bağırmaya başlamadan önce duyduğum son şeydi.
Yeah, and you started screaming because you thought a burglar had broken into the house.
Evet, sen bağırmaya başlamıştın. Çünkü eve hırsız girdiğini sanmıştın.
The other people started screaming… And he acted like he was in the war.
Diğer insanlar çığlık atmaya başladılar… o da savaştaymış gibi davrandı.
Yeah, and you started screaming.
Evet, sen bağırmaya başlamıştın.
And they came towards me, so I started screaming.
Ve üstüme gelmeye başladılar ben de çığlık atmaya başladım.
Patients started screaming. Then there was another explosion and another one.
Hastalar çığlık atmaya başlamıştı sonra başka bir patlama ve başka bir tane daha.
Diana started screaming, and we rushed to her side.
Diana birden çığlık atıp koşarak gözden kayboldu.
But then everyone else started screaming, too.
Atmaya başladı. Ama diğer herkes de çığlık.
She thought it was a dinosaur bone until her father started screaming.
Babası çığlık atmaya başlayana kadar kız bunu dinozor kemiği sandı.
I would have started screaming.
Ben olsam bağırmaya başlardım.
Until Guy's mother started screaming about Marigold.
Guyın annesi Marigold diye bağırmaya başladı.
And telling them not to shoot me. I just started screaming and crying.
Ağlamaya ve beni vurma… diye bağırmaya başladım.
That just set her off. She just had an instant reaction and started screaming, and it took us quite a while to calm her down.
O da anlık bir tepki verdi ve çığlık atmaya başladı ve Onu sakinleştirmemiz epey uzun sürdü.
Pops started screaming.
babam bağırmaya başladı.
Results: 109, Time: 0.0407

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish