SUNBATHING in Turkish translation

['sʌnbeiðiŋ]
['sʌnbeiðiŋ]
güneşlenirken
güneş banyosu
güneşlenme
güneşlenmeye

Examples of using Sunbathing in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Shopping and sunbathing.
Alışveriş ve güneşlenmek.
And I'm sure they will all be at the beach sunbathing.
Ve eminim hepsi sahilde güneşlenmeye gelecekler.
And no nude sunbathing. Yep.
Evet. Ve çıplak güneşlenmek yok.
Sunbathing naked was a prelude to the rites. Meanwhile.
Bu sırada, ayine hazırlık olarak çıplak güneşlenmeye karar verdim.
Yep. And no nude sunbathing.
Evet. Ve çıplak güneşlenmek yok.
All senior silverfish, meet on the beach for nude sunbathing.
Bütün kıdemli gümüşbalıkları, çıplak güneşlenmek için kumsalda buluşalım.
You got a body sunbathing in the front of that car.
Arabanın önünde güneşlenen bir de ceset var.
I love sunbathing.
Güneşlenmeyi severim.
I'm also sorry to say that you will have to stop the nude sunbathing.
Çıplak halde güneşlenmeyi bırakmanızı söyleyeceğim için de üzgünüm.
Everything from Natalie Portman sunbathing topless… to Charles Barkley in a bar fight.
Natalie Portmanın üstsüz güneşlenmesinden Charles Barkleynin bar kavgasına kadar her şey var.
I saw someone sunbathing naked today.
Bugün çırılçıplak güneşlenen birini gördüm.
Please let it be this sunbathing book club.
Lütfen güneş banyolu kitap kulübü olsun.
No sunbathing?
Güneşlenmedin mi? Hayır?
I first saw a rather attractive woman sunbathing… andmyeyecaughthers.
Güneşlenen çok çekici bir kadın gördüm ve ilgimi çekti.
Go sunbathing, take pictures.
Güneşlenin, fotoğraf çekin.
We will spend the day sunbathing, drinking wine.
Bütün günü, güneşlenerek ve şarap içerek geçirelim.
We will spend the day sunbathing, drinking wine. Oh, my God!
Bütün günü, güneşlenerek ve şarap içerek geçirelim. Aman Tanrım!
I would rather go sunbathing.
Güneşlenmeyi tercih ederim.
She's in Mallorca, sunbathing on the beach.
O Mallocada, plajda güneşleniyor.
Nude winter sunbathing.
Çıplak kış güneşlenmesi.
Results: 95, Time: 0.0446

Top dictionary queries

English - Turkish