TAILLIGHT in Turkish translation

lambayı
lamp
light
lantern
bulb
arka farın
rear tail light

Examples of using Taillight in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Broken taillight.
Kırık arka lamba.
What is it? That paint, broken taillight.
Boya, kırık stop lambası. Bu nedir?
Can you see the taillight housing?
Stop lambasının yuvasını görebiliyor musun?
Check out the taillight.
Stop lambasını kontrol et.
I'm thinking that Michael Fife's taillight was intact when he arrived.
Michael Fifeın stop lambası buraya geldiğinde sağlamdı bence.
Which means the taillight was broken on purpose.
Demek ki stop lambası bilerek kırıldı.
You broke the taillight, you stashed the knife.
Stop lambasını kırdın, bıçağı sakladın.
You can't be driving around with that taillight out.
Arka lamban olmadan etrafta dolaşamazsın.
But that wouldn't fix that taillight, now, would it?
Fakat bu şu arka lambanı onarmaz, değil mi?
It's a little risky with that taillight.
O arka lambayla biraz tehlikeli.
Spindle, taillight.
Spindle, ışık!
The right rear taillight was broken.
Sağ arka farı kırıkmış.
broken taillight.
kırık stop lambası.
If you hadn't broken that taillight, I would have ended up a dark blob in a bunch of body parts
Eğer o lambayı kırmamış olsaydın, Dominik sümüğü ve kopmuş vücut parçaları
if you hadn't broken that taillight.
Eğer o lambayı kırmamış olsaydın, Dominik sümüğü ve kopmuş vücut parçaları içinde Anlamadım.
If you hadn't broken that taillight, I would have ended up a dark blob.
Eğer o lambayı kırmamış olsaydın, Dominik sümüğü ve kopmuş vücut parçaları içinde.
If you hadn't broken that taillight… I would have ended up a dark blob on a bunch of body parts and Dominican snot.
Şişko bir zenci olarak ölmüş olacaktım. Anlamadım. Eğer o lambayı kırmamış olsaydın, Dominik sümüğü ve kopmuş vücut parçaları içinde.
The car had one long taillight, but I'm starting to believe that there isn't such a thing.
Arabanın bir uzun arka lambası vardı ama öyle bir şey olmadığını düşünmeye başladım.
Where are your cuffs, taillights?
Senin kelepçelerin nerde, stop lambası?
Mercedes' taillights are coated in a polycarbonate plastic just like this.
Mercedes stop lambaları polikarbon plastiktendir. Tıpkı bunun gibi.
Results: 48, Time: 0.0422

Top dictionary queries

English - Turkish