THANKFULLY in Turkish translation

['θæŋkfəli]
['θæŋkfəli]
neyse
anyway
well
whatever
fortunately
luckily
so
anyhow
thankfully
anyhoo
şükür
thank
praise
fortunately
thankfully
hallelujah
luckily
god
oh , thank god
allahtan
allah
god
fortunately
luckily
thankfully
deities
fear
şükürler
thank
praise
fortunately
thankfully
hallelujah
luckily
god
oh , thank god
çok şanslıyız
lot of luck
is chances
too many chances

Examples of using Thankfully in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Thankfully, we have a plan.
Çok sükür, bir planimiz var.
Thankfully nobody wanted the dominated option.
Ne mutlu ki kimse egemen olan seçeneği istemedi.
Thankfully, he tracked down his nurturing father.
Ne mutlu ki onu yetiştiren babasının izini buldu.
But thankfully, three was a magic number at home on a good day.
Ama minnettarm, iyi bir günde evdeki sihirli sayı Üçtür.
But thankfully my knowledgeable friend could.
Ama sağolsun bu konuda bilgili bir arkadaşım dedi ki.
Thankfully, I have what is commonly known as a mole at the Belvedere.
Şanslıyız ki Belvederede'' köstebek'' diye bilinen biri var.
Thankfully, neither of us actually saw what happened.
Tanrıya şükür, hiçbirimiz ne olduğunu görmedik.
But thankfully, we have been given the gift of a second chance.
Ama şükürler olsun ki, ilişkimize ikinci bir şans vermeye karar verdik.
Thankfully, he doesn't like to play without his underwear.
Şükürler olsun ki donuyla çalıyormuş.
Thankfully Sania called me
Sukur ki Sania aradi
The problem, thankfully, isn't fatal.
Problem iyi ki öldürücü değil.
Thankfully, miss Georgina a mother, and she--she not leave me without snacks.
Şükürler olsun ki Bayan Georgina bir anne ve beni yiyeceksiz bırakmadı.
Thankfully, Dorota, we don't need to learn Navajo just yet.
Şükürler olsun ki Dorota, şimdilik Kızılderili dili öğrenmeye ihtiyacımız yok.
Thankfully, my ex-wife, Eleanor, made me get a vasectomy a year before that.
Şükürler olsun ki eski eşim Eleanor daha önceden vazektomi olmamı istemişti.
Thankfully, you don't need me at all.
Tanrıya şükür, bana ihtiyacın yok.
Thankfully, no one was seriously injured.- Thanks to the Spider-Man.
Şükürler olsun ki, Örümcek Adam sayesinde kimse ciddi şekilde yaralanmadı.
Thankfully, your government agreed to help ensure their safety.
Ne mutlu ki, hükümetiniz bize güvenlikleri konusunda garanti verdi.
Thankfully, he took out Stas for us.
Şanslıyız ki, bizim için Stası öldürdü.
And thankfully for the Mercedes, it does not involve Adam.
Ve Mercedes için şükürler olsun ki içinde Adam yok.
Thankfully, Greg had it loaded with blanks.
Sağolsun, Greg kuru sıkı doldurmuş.
Results: 729, Time: 0.0763

Top dictionary queries

English - Turkish