THE LIGHTING in Turkish translation

[ðə 'laitiŋ]
[ðə 'laitiŋ]
aydınlatma
to light
to enlighten
illuminate
to brighten
to clear up
clarification
işık
light
aydınlatmadan
to light
to enlighten
illuminate
to brighten
to clear up
clarification
ışıklandırmanın
ışık
light
işıklandırmanın

Examples of using The lighting in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
What time the alarm clock goes off in the morning. Uh, the temperature, the lighting.
Sıcaklık, aydınlatma, sabahları alarmın kaçta çalacağı.
The lighting is all wrong.
Işıklandırma tümüyle hatalı.
Computer, raise the Lighting four Levels.
Bilgisayar, ışık seviyesini 4 kademe arttır.
But I enjoy the lighting. No.
Ama ben aydınlatmadan zevk alıyorum. Hayır.
During a noon recess, and said the lighting was bad.
Öğle arasında, Yargıç Cowart, Bundynin hücresine gitti ve ışığın kötü olduğunu belirtti.
We can finish off the lighting cues tomorrow.
Işık sırasını yarın bitirebiliriz.
Tell me about the lighting problem.
Pekala bana ışıklandırma sorununu anlat.
What time the alarm clock goes off in the morning. The temperature, the lighting.
Sıcaklık, aydınlatma, sabahları alarmın kaçta çalacağı.
The lighting was really good.
Işıklandırma gerçekten etkileyiciydi.
The lighting will help.
Işıklandırmanın faydası olur.
The lighting in here is terrible.
Burada ışık çok kötü.
But I enjoy the lighting. No.
Hayır. Ama ben aydınlatmadan zevk alıyorum.
Abby, is it her or not? The lighting.
Işık da--- Abby, gözler onun mu değil mi?
All right, go talk to the Lighting Department. Cut.
Tamam hemen gidip ışıklandırma bölümü ile konuş ve… sonra gidip Siobhan ile konuşacağız.- Kestik.
The temperature, what time the alarm clock goes off in the morning. the lighting.
Sıcaklık, aydınlatma, sabahları alarmın kaçta çalacağı.
I'm trying to get the lighting right.
Doğru ışığı bulmaya çalışıyordum.
I did some interesting things with the lighting and stereo.
Işıklandırma ve ses sitemi ile bazı ilginç şeyler yaptım.
I knew the lighting would be crap,
Işıklandırmanın berbat olacağını biliyordum,
The lighting in Costco is very unforgiving.
Costcodaki ışık çok acımasız.
No. But I enjoy the lighting.
Yok hayır. Ama ben aydınlatmadan zevk alıyorum.
Results: 194, Time: 0.0457

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish