THEY FAILED in Turkish translation

[ðei feild]
[ðei feild]
başarısız oldular
başaramadılar
failed
they couldn't
they didn't succeed
with no success
they give out
caydıkları
to back out
başaramamışlardır
they failed
onlar kaldı

Examples of using They failed in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
And, if they failed… another, and another!
Ve onlar da başaramadığı taktirde peşlerinden başkalarının!
What if they failed?
Peki ya başarısız oldularsa?
I have heard they failed.
Onların başarısız olduklarını duymuştum.
Please, tell me they failed.
Lütfen başaramadıklarını söyle.
I should be happy for you to complete the work they failed to do so long ago.
Uzun süre önce onların beceremediği işi sizin bitirmenizden memnun olacağım.
And they failed, just like everyone else.
Ve onlar çözemedi, tıpkı herkesin çözemediği gibi.
They failed.
Onlar başaramadı.
They failed, of course.
Başaramamışlar tabii ki.
Just because they failed doesn't mean we will.- They're dead!
Öldüler. Onlar başarısız olmaları… bizim de başaramayacağımız anlamına gelmiyor!
They're dead! Just because they failed doesn't mean we will.
Öldüler. Onlar başarısız olmaları… bizim de başaramayacağımız anlamına gelmiyor.
But we now know that there is dissention in the ranks. They failed.
Başarısız oldular. Ama biz makamlar arasında bir çekişme olduğunu biliyoruz.
And they failed. It was their last shot at winning the war.
Ve başarısız oldular. Savaşı kazanmak için son atışlarıydı.
It was their last shot at winning the war, and they failed.
Ve başarısız oldular. Savaşı kazanmak için son atışlarıydı.
I just had to be sure they failed.
Başarısız olduklarından emin olmalıydım.
They failed.
Onların başarısız olduklarını duymuştum.
They failed again!
Yine beceremediler!
B", the legs on that machine, they failed.
B, makinenin ayakları bozukmuş.
They failed the test.
Testi geçemediler.
Francis, you seem shaken, but they failed.
Francis, sarsılmış görünüyorsun, ama onlar başarısız oldu.
They failed to examine the zebra droppings.
Zebra dışkısını incelemeyi becerememiş olmalılar.
Results: 118, Time: 0.067

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish