TO WRITE ABOUT in Turkish translation

[tə rait ə'baʊt]
[tə rait ə'baʊt]
hakkında yazmak
to write about
yazacak
to write
will say
it's gonna say
he will
got
would say
hakkında yazmayı
of writing about
ilgili yazmak
to write about
hakkında yazılan
hakkında yazmaya
to write about
hakkında yazmam
to write about
hakkında yazmamı
of writing about
hakkında yazı yazılacak

Examples of using To write about in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Maybe that's why it took me so long to write about Istanbul.
Belki de bu yüzden İstanbul hakkında yazmam o kadar uzun zaman aldı.
And you're saying that Emma wants me to write about Stroh because.
Ve diyorsunuz ki, Emma, Stroh hakkında yazmamı istiyor çünkü.
What's left to write about though, I don't know.
Yazacak ne kaldıysa, hiç bilmiyorum.
I have tried to write about them, but they keep to themselves.
Hakkında yazmaya çalışıyorum ama… ama sır vermiyorlar.
For me to write about this. Maybe that's what Goth Girl wants.
Belki de Gotik Kızın istediği şey budur… bunun hakkında yazmam.
A journal. I already have so much to write about.
Günlük. Yazacak çok fazla şeyim var.
Is there a particular reason that led you to write about Bondsteel?
Sizi Bondsteel hakkında yazmaya sevkeden özel bir neden var mı?
I already have so much to write about. A journal.
Günlük. Yazacak çok fazla şeyim var.
Well they won't be afraid to write about her anymore.
Artık onun hakkında yazmaya korkmayacaklar.
Lot of good stuff to write about in Houston. All right?
Tamam mı? Houstonda yazacak bir sürü güzel şey var?
He saw Jack Harkness die, decided to write about it.
Jack Harknessı ölürken gördü ve bunun hakkında yazmaya karar verdi.
I will try to write about ethnic and religious minorities.
Ben etnik ve dini azınlıklar hakkında yazmaya çalışacağım.
If my childhood was easy, Id have nothing to write about.
Eğer çocukluğum kolay geçmiş olsaydı, yazacak hiçbirşeyim olmazdı.
Having you in the race gives me something to write about.
Seni yarışa sokmak bana yazacak birşeyler verir.
I have tried to write about them, but they keep to themselves.
Ama sır vermiyorlar. hakkında yazmaya çalışıyorum ama.
They asked me to write about Tagore and I wrote about him.
Tagore hakkında yazmamızı istediler ve onun hakkında yazdım.
Because then you still have your six places to write about.
Çünkü hâlâ hakkında yazman gereken altı yer daha var.
I want us to write about him.
Onun hakkında yazmamızı istiyorum.
Like you wanted them to write about you.
Senin hakkında yazmalarını istermişsin gibi.
Your six places to write about. Because then you still have.
Çünkü hâlâ hakkında yazman gereken altı yer daha var.
Results: 216, Time: 0.0562

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish