TOMBS in Turkish translation

[tuːmz]
[tuːmz]
mezarlar
grave
tomb
burial
cemetery
graveyard
crypt
kabirler
tombs
kabit
kahil
grave
tombs
tombsun
lahit
sarcophagus
tomb
shaft
mezarları
grave
tomb
burial
cemetery
graveyard
crypt
mezar
grave
tomb
burial
cemetery
graveyard
crypt
mezarlarını
grave
tomb
burial
cemetery
graveyard
crypt
kabir
tombs
kabit
kahil
grave
tombsu
kabirlerin
tombs
kabit
kahil
grave
kabirlere
tombs
kabit
kahil
grave

Examples of using Tombs in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
These aren't tombs. Maybe.
Bunlar mezar değil. Belki de.
Important records in the city archives. There are notable Bleuchamp tombs, and.
Önemli Bleuchamp mezarları ve kent arşivinde yararlı belgeler var.
Tombs escaped. Who was that?
Tombs kaçtı, beni öldürecek.- Kimdi o?
Holy shit.- Yes.- The Tombs.
Hassiktir ya.- Kabirler, evet ya.
The subsequent emperors placed their tombs in the same valley.
Sonraki imparatorlar da mezarlarını aynı vadiye yerleştirdi.
Not tombs.
Kabir değil.
Not tombs.
Mezar degiller.
Get The Tombs up and running again. Maybe even, in time.
Hatta belki zamanla Tombsu düzeltip yeniden işletebiliriz.
There are notable Bleuchamp tombs in the cathedral, and some important records in the city archives.
Önemli Bleuchamp mezarları ve kent arşivinde yararlı belgeler var.
Then Tombs fell in your lap.
Sonra Tombs kucağına düştü.
No.- The Tombs. Holy shit.- Yes.
Hassiktir ya.- Kabirler, evet ya.
I thought I would dig Troy's royal tombs!
Truva krallarının mezarlarını kazacağız sanıyordum!
Maybe even, in time, get The Tombs up and running again.
Hatta belki zamanla Tombsu düzeltip yeniden işletebiliriz.
These tombs were designed to prevent grave-robbers,
Bunlar mezar hırsızlığını önlemek için tasarlandı,
In the name of preservation. Well, now I just pillage tombs.
Şimdi mezarları koruma adı altında yağmalıyorum.
Sandrina and me went to visit the tombs… in seven different churches.
Sandrina ve ben 7 farklı kilisede… kabir ziyaretine gittik.
Tell me the Tombs are open again?- Yes.- No.
Hayır, hayır.- Kabirlerin tekrar açıldığını söyle nolur.
Call the police.- John Tombs.
John Tombs. Hemen polisi arayın.
No.- The Tombs.- Yes. Holy shit.
Hassiktir ya.- Kabirler, evet ya.
History! I thought I would dig Troy's royal tombs!
Truva krallarının mezarlarını kazacağız sanıyordum! Tarih!
Results: 371, Time: 0.0538

Top dictionary queries

English - Turkish