TRANQUILIZERS in Turkish translation

sakinleştirici
calm
relax
easy
quiet
cool
chill
calmly
steady
down
just
yatıştırıcı
sedative
tranquilizer
sedation
soothing
tranq
sedate
valium
downers
barbiturates
paxil
anksiyolitik
tranquilizers
anxiolytics
sakinleştiriciler
calm
relax
easy
quiet
cool
chill
calmly
steady
down
just
sakinleştiricilerini
calm
relax
easy
quiet
cool
chill
calmly
steady
down
just
sakinleştiricisi
calm
relax
easy
quiet
cool
chill
calmly
steady
down
just
yatıştırıcılar
sedative
tranquilizer
sedation
soothing
tranq
sedate
valium
downers
barbiturates
paxil

Examples of using Tranquilizers in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
I just need to know where I can score horse tranquilizers.
Yalnızca at sakinleştiricilerini nereden alabileceğimi öğrenmeliyim.
Sleeping pills and tranquilizers.
Uyku hapları ve yatıştırıcılar.
You're lucky i didn't give them enough tranquilizers to kill you.
Şanslısın ki seni öldürecek kadar sakinleştirici vermedim.
The tranquilizers, the restraints, your special bed would all be transferred here to the prison.
Sakinleştiriciler, sınırlayıcılar, özel yatağın, hepsi buraya getirilir.
One of the neighbors came over and accused her of stealing her cat's tranquilizers.
Komşularımızdan biri onu, kedisinin sakinleştiricilerini çalmakla suçladı.
Anxiety medications, tranquilizers.
Anksiyete ilaçları, yatıştırıcılar.
And I don't need any more tranquilizers or…- Belle.
Ve daha fazla sakinleştirici ya da.
Would all be transferred here to the prison. The tranquilizers, the restraints, your special bed.
Sakinleştiriciler, sınırlayıcılar, özel yatağın, hepsi buraya getirilir.
A while back, you accused me of stealing some of your cat's tranquilizers.
Bir süre önce beni kedinizin sakinleştiricilerini çalmakla suçladınız.
Meghan's dog walker gave her some cat tranquilizers.
Meghanın köpek bakıcısı ona biraz kedi sakinleştiricisi vermiş.
I take four tranquilizers a day just to be able to bare his presence.
Sırf varlığına katlanmak için günde dört sakinleştirici alıyorum.
No, you're popping tranquilizers and shitting in your pants.
Hayır, sakinleştiriciler patlatıyorsun ve pantolonuna sıçıyorsun.
I take four tranquilizers a day to be able to support his presence.
Varlığına dayanabilmek için her gün… dört tane sakinleştirici içiyorum.
But to continually Pump chemicals Tranquilizers Are fine.
Sakinleştiriciler de iyi ama sürekli olarak birisine kimyasal.
Tranquilizers and an anti-inflammatory.
Sakinleştiriciler ve iltihap önleyici.
Ha! Change of plan, tranquilizers only. Oh!
Plan değişikliği, sadece sakinleştiriciler. Ha! Ah!
Oh! Change of plan, tranquilizers only. Ha!
Plan değişikliği, sadece sakinleştiriciler. Ha! Ah!
Change of plan, tranquilizers only. Oh! Ha!
Plan değişikliği, sadece sakinleştiriciler. Ha! Ah!
Ha! Oh! Change of plan, tranquilizers only!
Plan değişikliği, sadece sakinleştiriciler. Ha! Ah!
Bourbon and tranquilizers.
Burbon ve sakinleştiriciler.
Results: 165, Time: 0.0526

Top dictionary queries

English - Turkish