TRANSCONTINENTAL in Turkish translation

[ˌtrænzkɒnti'nentl]
[ˌtrænzkɒnti'nentl]
kıtalararası
intercontinental
transcontinental
continental
two-ocean
transcontinental
transkontinental
transcontinental
demiryollarının
railways
railroad
transcontinental
kıta
continent
stanza
transcontinental
the entire continental
the eastern-most
canto
kıtaötesi
transcontinental road
transcontinental

Examples of using Transcontinental in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Working for years to complete the transcontinental railroad, saving all their pennies.
Yıllarca kıtayı kat eden tren yolu hattını tamamlamak için çalışarak ellerine geçen her kuruşu biriktirmişler.
The transcontinental railroad could not have been built without Thomas Durant.
Thomas Durant olmasaydı ülkeyi kat eden demiryolu inşa edilemezdi.
Can't tell you how pleased I am that you walked away from Taggart Transcontinental.
Taggart Transcontinentalden çekip gitmene ne kadar sevindiğimi anlatamam.
The transcontinental telegraph line has long been the dream of Americans!
Kıtayı kateden telgraf hattı… Uzun bir süredir Amerikalıların rüyasıydı!
Working for years to complete the transcontinental railroad, saving all their pennies.
Kateden demiryolunu bitirmek… Her kuruşu biriktirerek kıtayı için yıllarca çalıştılar.
One big transcontinental commercial cesspool!
Koca bir kıta lağım çukurul!
Transcontinental was too ambitious.
Kıtaları kat etmek fazla hırslıydı.
Ellis Wyatt has put Taggart Transcontinental on notice.
Ellis Wyatt, Taggart Demiryollarına ihtar çekti.
Taggart Transcontinental.
Taggart Demiryolları.
National long distance service reached San Francisco with the First transcontinental telephone call in 1915.
Bell 1915 yılında New Yorku San Franciscoya bağlayan ilk uzun kentlerarası telefon hattını açtı.
Taggart Transcontinental, the largest railroad in the country, was one of the few things still operating.
Hala işleyen birkaç şeyden biriydi. Ülkenin en büyük demiryolu şirketi, Taggart Transcontinental.
Ladies and gentlemen, as Chairman of the Transcontinental Railroad, I would like to express our gratitude to this masked man,
Hanımlar, beyler Kıtalararası Demiryolunun Yönetim Kurulu Başkanı olarak bu maskeli adama,
And it's one big, transcontinental, cross-country, red,
Büyük, kıtalararası ülkelerarası, kırmızı,
Where, apart from my train-- my transcontinental train-- would you find, um Hungarian diplomats-- Count and Countess Andreyni;
Benim kıtalararası trenimden başka nerede bu kadar değişik insan vardır? Macar diplomatları, Kont ve Kontes Andreyni.
But three big wins in the provinces this season plus a brand-new beast means Nero's not fiddling around. Never has finished the Transcontinental.
Hiçbir Kıtaötesi yarışı bitiremedi… ama bu sezon bu eyalette üç birinciliği var ve… yeni canavarı, Neroun aylaklığa zamanı yok diyor.
With these transcontinental flights coming on so well… I might be the first man with his first round-the-world system.
Kıtalararası uçuşlar artık iyice revaçtayken dünyayı dolaşan bir sistem kuracak ilk kişi olabilirim.
the gold spike that completed the transcontinental railroad.
Artie bize bunu gönderdi Kıtaötesi Demiryolunu bitiren çivi.
Okay. i'm proud to announce that this morning, transcontinental investments acquired 800,000 contracts in soybean futures. okay.
Tamam. Tamam. Kıtalararası yatırımlar, soya fasulyesi vadeli işlemlerinde 800. Bu sabah duyurmaktan gurur duyuyorum.
As Chairman of the Transcontinental Railroad, this Lone Ranger. to this masked man, Ladies
Hanımlar, beyler Kıtalararası Demiryolunun Yönetim Kurulu Başkanı olarak… bu maskeli adama,
As Chairman of the Transcontinental Railroad, to this masked man, Ladies and gentlemen, I would like to express our gratitude.
Hanımlar, beyler Kıtalararası Demiryolunun Yönetim Kurulu Başkanı olarak… bu maskeli adama, bu Maskeli Süvariye… minnettarlığımızı göstermek istiyorum.
Results: 63, Time: 0.0737

Top dictionary queries

English - Turkish