TRIPPING in Turkish translation

['tripiŋ]
['tripiŋ]
sendelemeden
takılıp
stuck
hang out
and
tripped
around
triptesin
tökezleyip
stumble
çelme

Examples of using Tripping in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
I think… I think he's probably just really nervous about tripping.
Sanırım gerçekten bu hayal yolculuğu için endişeleniyor.
Okay, this bitch is tripping her ass off.
Tamam, bu kadının kafası çok iyi.
Not surprising, sir. The ladies, they be tripping.
Şaşırmadım efendim. Kadınlar çok kıvraklar.
Do you have any special memories here, like tripping in the doorway or something?
Burada özel anıların var mı, kapıda takılmak gibi bir şey?
You couldn't walk down the street Maybe forever. without tripping over alien tech. After Darkseid's first invasion.
Sokakta sendelemeden yürüyemezdin bile. Darkseidin ilk işgalinden sonra, uzaylı teknolojisi olmadan.
At the wooden stake sale at the garden center. He died tripping on his cape-Stavros the Clever.
Stravros, bahçe merkezindeki ahşap kazık pazarında kendi pelerinine takılıp öldü. Zeki Stavros.
Well, not to cast aspersions on tripping and killing puppies,
Şey, çelme takmadan, çamur fırlatmadan ve köpek yavrusu öldürmeden,
at a wooden stake sale at the garden center. He died tripping on his cape.
bahçe merkezindeki ahşap kazık pazarında kendi pelerinine takılıp öldü.
Nate, the tripping, the soul-gazing-- it's every seduction technique in the book.
Nate, tökezleme,'' ruh süzmek''-- En bariz baştan çıkarma numaraları bunlar.
tie that shoelace or you will go tripping.
şu bağcıkları bağlasan iyi olur yoksa takılıp düşersin.
From there, you can shut down the bank's entire alarm system without tripping any surveillance cameras or motion sensors.
Oradan güvenlik kameralarına veya hareket algılayıcılarına takılmadan bankanın tüm alarm sistemini kapatabilirsiniz.
Blind guy tripping.
Kör adamın ayağı takıIıyor.
Blind guy tripping.
Kör adamın ayağı takılıyor.
You tripping bad?
Fena tribe girmişsin sen galiba?
I'm still tripping.
Ben hala uçmuş durumdayım.
Like, tripping mushrooms?
Uçuran mantarlar mı?
I kept tripping over him.
Sürekli ona takılıp tökezliyordum.
Got pulled over tripping once.
Bir keresinde sendeleyerek arabayı kenara çekmiştim.
Why you tripping?
Tripte miyim?- Niye triptesin?
She keeps tripping, so I'm tripping..
Tökezleyip duruyor. O yüzden ben de tökezliyorum..
Results: 31449, Time: 0.087

Top dictionary queries

English - Turkish