TROJAN in Turkish translation

['trəʊdʒən]
['trəʊdʒən]
truva
trojan
troy
troia
troi
of troy
trojan
virüsü
virus
viral
bug
truvalı
trojan
troy
troyalı
troy

Examples of using Trojan in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
You may have the Trojan… and your whore.
Truvalılarını ve fahişeni alabilirsin.
I don't even drive a car. Just what a trojan would say.
Tam da Truvalının söyleyeceği bir şey.
Trojan to TFC, subject's wife now in close proximity to device.
Trojandan Taktik time, şahsın eşi şu anda bombanın yakınında.
The most fierce Trojan warrior, and his troops.
Truvanın en amansız savaşçısı ve onun birlikleri.
Head-shot a Trojan, put that boy in a coffin♫.
Truvalıyı Kafadan Vurur O Çocuğu Tabuta Koyarım.
Trojan to SE1.
Truvadan SE1e.
Trojan whores?
Virüslü Fahişeler'' mi?
Just what a Trojan would say.
Tam da Truvalının söyleyeceği bir şey.
Why are they letting us in so close?- Trojan.
Trojanın. -Niye içlerine sokulmamıza göz yumuyorlar?
They will change the procedures. Trojan.
Trojanı. Prosedürleri değiştiriyorlar.
All Trojan lives are of value, not just Alexander's.
Bütün Troialıların canları değerlidir sadece Aleksandrosun değil.
Look around. The earth is soaked with Greek and Trojan blood.
Toprak, Yunan ve Troialı kanıyla ıslanmış durumda. Etrafına bak.
The gods of heaven and the sea we portčrent jusqu'ŕ Trojan.
Denizin ve göklerin tanrıları beni Truvaya doğru götürdü.
The day we Achilles was delighted. Trojan.
Achillesi bizden aldıkları gün. Truvada.
Remote Access Trojan.
Uzaktan bağlantı Trojanı.
He killed a Trojan with his bare hands.
Çıplak elleriyle bir Troialı öldürdü.
I bet you don't even know what Trojan Horse is.
Bahse girerim Trojen Atı ne demek onu bile bilmiyorsun.
You ever heard of anything called Trojan Horse?
Trojen Atı isimli her hangi bir şey duydun mu?
The Trojan was also known as"PC Cyborg.
Truva atı da“ PC Cyborg” olarak bilinmektedir.
Ya gotta admit… It fits like a trojan glove.
Kabul etmelisin… bu bir Truvalı eldiveni gibi uyuyor.
Results: 640, Time: 0.0514

Top dictionary queries

English - Turkish