TWO DOZEN in Turkish translation

[tuː 'dʌzn]
[tuː 'dʌzn]
iki düzine
two dozen
iki düzüne
two flats
i̇ki düzine
two dozen
iki düzineden
two dozen
i̇ki düzineden
two dozen

Examples of using Two dozen in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Mr. Morrison, two dozen,?
Bay Morrison, iki düzine mi?
And sends his own mother two dozen red roses every single day.
Ve her gün annesine 2 düzine kırmızı gül gönderiyormuş.
And I have seen maybe two dozen and I have read about a whole lot more.
İki düzine kadar gördüm.- Ve çok daha fazlasını okudum.
There are nearly two dozen men on that rig
O platformda 2 düzine adam var
Another two dozen here.
Burada da iki düzine kadar.
Facing two dozen counts of murder in ten countries. Mr. Kincaid is a contract killer.
Bay Kincaid, 10 ülkede 2 düzine adam öldürmekle suçlanan bir kiralık katil.
Mr. Kincaid is a contract killer facing two dozen counts of murder in 10 countries.
Bay Kincaid, 10 ülkede 2 düzine adam öldürmekle suçlanan bir kiralık katil.
Really? Two dozen.
Gerçekten mi? İki düzine mi?
And two dozen cans of that kerosene. a box of Hamburger Helper.
Bir kutu hamburger karışımı, 2 düzine de gaz kutularından ver.
Barracks are clear. We have got two dozen EPW.
İki düzine kadar savaş esiri var. Barakalar temizlendi.
We have got two dozen EPW. Barracks are clear.
İki düzine kadar savaş esiri var. Barakalar temizlendi.
We have got two dozen EPW.
İki düzine kadar savaş esiri var.
Thermal imaging is showing me two dozen hostiles on the third floor.
Termal kamera üçüncü katta iki düzine kadar düşman gösteriyor.
Two dozen red roses We know! every single day. And sends his own mother.
Ve her gün annesine 2 düzine kırmızı gül gönderiyormuş.- Biliyoruz.
We're gonna need more than two dozen members if we're gonna keep the utilities on.
Bunu devam ettirebilmemiz için daha fazla üyeye ihtiyacımız var.
You gotta stop saying that because two dozen people saw you there.
Bunu söylemekten vazgeç. Çünkü seni orada gören 2 düzine insan var.
Look, I ran that con two dozen times.
Bak, herhalde bu numaradan iki düzine kadar çekmişimdir.
Two dozen? Simple. Classic?
Sade, Klasik, iki düzine gibi?
Classic. Simple. Two dozen?
Sade, Klasik, iki düzine gibi?
I can buy two dozen ofthese cigarette boxes at Miklos Brothers.
Miklos Kardeşlerden, bu sigara kutularından 2 düzine alabilirim.
Results: 497, Time: 0.0385

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish