TWO-MONTH in Turkish translation

iki ay
two months
two moons
i̇ki aylık
two months
iki aylık
two months

Examples of using Two-month in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
When I meet the right guy, then the two-month thing won't matter anymore. But, I mean, maybe… He has.
Ama, yani, belki, doğru adamla tanıştığımda… o zaman iki ay olayının artık bir önemi kalmayacak.
On a two-month public relations tour through Europe. Now, these eight young ladies will accompany me.
Bu hanımlar, tüm Avrupayı kapsayan… iki aylık halkla ilişkiler turunda bana eşlik edecek.
Then the two-month thing won't matter anymore. He has. But I mean, maybe when I meet the right guy.
Ama, yani, belki, doğru adamla tanıştığımda… o zaman iki ay olayının artık bir önemi kalmayacak.
The subsidy gave the carrier an unfair advantage over competitors, the commission said, handing Greece a two-month deadline to decide what measures it will take to comply with the decision.
Komisyon, bu sübvansiyonun havayolu şirketine rakipleri karşısında haksız avantaj sağladığını söyleyerek Yunanistana kararı uygulamak için gerekli önlemleri almak üzere iki ay süre vermişti.
Austria tried to implement the same model years ago but gave in after the European Commission demanded ten-day and two-month permits.
Avusturya yıllar önce aynı modeli uygulamaya çalışsa da, Avrupa Komisyonunun on günlük ve iki aylık izinler talep etmesi sonrasında vazgeçmek zorunda kalmıştı.
After a two-month trial, the jury took just five hours to return a unanimously guilty verdict.
İki ay süren mahkemenin ardından, jürinin suçluluğa karar vermesi sadece beş saat sürdü.
I was doing a two-month gig, you know,
İki aylık bir işti bilirsin, şu tekneyi Kuala Lumpur a götürme işi
If anyone had bothered to check the jail records during her two-month stay, the prison psychiatrist put her on suicide watch every 15 minutes,
Eğer birileri Shirleynin orada kaldığı iki ay boyunca hapishane kayıtlarını kontrol etme zahmetine katlansaydı cezaevi psikiyatristinin, intihara meyilli oluşundan
that basically lose their legs in a car accident, come out of a two-month coma, and then develop hepatitis B.
doktorlar milyarda bir insanın bacaklarını trafik kazasında kaybettiğini söylüyor. İki aylık komadan çıktım ve sonra da hepatit B vücuduma yayıldı.
In April 2006, Disney announced that Lost would be available for free online in streaming format, with advertising, on ABC's website, as part of a two-month experiment of future distribution strategies.
Nisan 2006da, Disney, Lostun gelecekteki dağıtım stratejilerinin iki aylık deneyiminin bir parçası olarak dizinin yayınlanmış bölümlerinin ABCnin web sitesinde reklamlı olarak ücretsiz bir şekilde online izlenilebileceğini duyurdu.
Every 15 minutes, she was incredibly disruptive, during her two-month stay, and even threatened to stab another inmate with a fork. If anyone had
Eğer birileri Shirleynin orada kaldığı iki ay boyunca hapishane kayıtlarını… kontrol etme zahmetine katlansaydı… cezaevi psikiyatristinin,
There was a two-month gap.
İki aylık bir boşluk vardı.
But then a two-month recovery.
İyileşme dönemi de iki ay.
We did a two-month assets investigation.
İki aylık bir araştırma yapmıştık.
There's a… there's a two-month gap.
İki aylık bir boşluk var.
So I would need at least a two-month extension.
Bu sebepten en azından üç ay uzatmaya ihtiyacim var.
I got plans-- two-month anniversary with Livvy.
Planlarım var. Livvy ile ikinci ayımızı kutluyoruz.
When I came home after an official two-month trip.
İki aylık geziden sonra eve geldiğimde.
It's really happening. It is our two-month anniversary.
Gerçekten oluyor. Bugün ikinci ay dönümümüz.
Gennifer's brother put a two-month hold on her mail.
Ağabeyi, Cenniferın mektuplarının dağıtımını 2 aylığına durdurtmuş.
Results: 108, Time: 0.0612

Top dictionary queries

English - Turkish