UNCHAINED in Turkish translation

[ʌn'tʃeind]
[ʌn'tʃeind]
zincirsiz
chain
tether
unchained
zincirlenmemiş
chain
serbest
free
release
loose
freelance
go
freely
walk
freestyle
let
unfettered

Examples of using Unchained in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Rusty Cage" was later covered by Johnny Cash on his 1996 album, Unchained.
Rusty Cage'' daha sonra Johnny Cash tarafından 1996 tarihli albümü Unchainedde yorumlandı.
More Leo from"Django Unchained. R. from"Dallas.
Dan biraz az, R. Django Unchaineddeki Leodan biraz fazla.
Tom unchained the door.
Tom kapının zincirini çözdü.
Duke unchained me.
Duke beni çözdü.
I will wait until you have unchained me, brother.
Tabi bunun içinde beni çözmen gerekiyor, kardeşim.
Sabrina unchained.
Sabrina Sınırsız.
All right, let's get all the"Ghost" jokes out of the way-- Hum"Unchained Melody.
Pekala hadi tüm hayalet şakalarını sıralayalım.'' Zincirsiz Nağme.
The song also appeared on Molly Sandén's studio album Unchained, with both the original version
Ayrıca şarkının, Molly Sandénin Unchained adlı stüdyo albümüne orijinal
She visited Soviet Armenia in 1926 and shortly thereafter published her impressions in Prometheus Unchained Պրոմէթէոս ազատագրուած, Marseilles, 1928.
Yılında Sovyet Ermenistanı ziyaret eden Yesayan, izlenimlerini, Prométhée déchaîné( Zincirsiz Prometheus; Marsilya 1928) isimli romanında anlattı.
you're all chained up, and I'm still here, unchained.
bense olacakların… kontrolü tamamen bende olarak serbestim.
Unchain me!
Çözün beni!
Unchain me now!
Hemen çöz beni!
Unchain the door.
Kapının zincirini aç.
Would you dare to let me unchain you?
Zincirlerinizi çözmeme izin vermeye cesaret edebilir miydiniz?
Unchain me and give me the trident.
Çöz beni ve üç dişli mızrağı ver.
Perhaps you should unchain me first?
Önce beni çözmeniz iyi olur galiba?
Unchain her, you witch!
Çöz onu, seni cadı!
Unchain me.
Çöz beni.
Unchain me, now! It's bait.
Şimdi beni zincirleyin! Bu yem.
It's bait. Unchain me, now!
Şimdi beni zincirleyin! Bu yem!
Results: 40, Time: 0.0712

Top dictionary queries

English - Turkish