UNDERFOOT in Turkish translation

[ˌʌndə'fʊt]
[ˌʌndə'fʊt]
ayaklar altında
ayak altında

Examples of using Underfoot in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
It will be like nothing you have ever felt before… the pine needles underfoot, the air rushing over your fur, your brothers and sisters at your side.
Daha önce hiç hissetmediğin bir şey bu ayaklarının altına ezilen çam iğneleri kürkünü dalgalandıran rüzgâr yanıbaşına bulunan kardeşlerin.
It would suggest something a wee bit rustic. The sound of twigs snappin and mud squelchin' underfoot.
Ayağımın altında kırılan dalların ve çamurun sesine bakılırsa biraz şey gibi… Köy evi gibi.
the eye can see, but right there underfoot, a treasure of untold millions.
aynı zamanda tam altınızda, sayısız milyonlar yatıyor.
I got a right to come home and take my shirt off and relax without having that kid underfoot.
Eve gelince gömleğimi çıkartıp dinlenmem şart… o çocuk ayak altında olmamalı.
The dinosaurs were lords of the Earth, while our ancestors, small mammals, For more than a hundred million years, scurried fearfully underfoot.
Milyon yıldan daha uzun bir süre boyunca… bizim atalarımız olan küçük memeliler… ürkekçe ayak altından çekilirken, dinozorlar Dünyanın efendileriydi.
For more than a hundred million years, while our ancestors, small mammals, scurried fearfully underfoot. the dinosaurs were lords of the Earth.
Milyon yıldan daha uzun bir süre boyunca… bizim atalarımız olan küçük memeliler… ürkekçe ayak altından çekilirken, dinozorlar Dünyanın efendileriydi.
For more than a hundred million years, the dinosaurs were lords of the Earth… while our ancestors, small mammals, scurried fearfully underfoot.
Milyon yıldan daha uzun bir süre boyunca… bizim atalarımız olan küçük memeliler… ürkekçe ayak altından çekilirken, dinozorlar Dünyanın efendileriydi.
The dinosaurs were lords of the Earth, For more than a hundred million years, while our ancestors, small mammals, scurried fearfully underfoot.
Milyon yıldan daha uzun bir süre boyunca… bizim atalarımız olan küçük memeliler… ürkekçe ayak altından çekilirken, dinozorlar Dünyanın efendileriydi.
Scurried fearfully underfoot. the dinosaurs were lords of the Earth, while our ancestors, small mammals, For more than a hundred million years.
Milyon yıldan daha uzun bir süre boyunca… bizim atalarımız olan küçük memeliler… ürkekçe ayak altından çekilirken, dinozorlar Dünyanın efendileriydi.
Scurried fearfully underfoot. the dinosaurs were lords of the Earth, For more than a hundred million years, while our ancestors, small mammals.
Milyon yıldan daha uzun bir süre boyunca… bizim atalarımız olan küçük memeliler… ürkekçe ayak altından çekilirken, dinozorlar Dünyanın efendileriydi.
men who misled us and we shall trample them underfoot, so that they may be among the lowest of the low.
bizi azdıranları göster bize de en aşağılık bir hale gelmeleri için onları ayaklarımızın altına alalım.
Those who deny the truth will say,"Our Lord, show us those jinn and men who misled us and we shall trample them underfoot, so that they may be among the lowest of the low.
İnkâr edenler:'' Ey Rabbimiz! Cinlerden ve insanlardan bizi doğru yoldan saptıranları bize göster de onları ayaklarımızın altına alalım, böylece cehennemin en altında kalanlardan olsunlar.'' diyeceklerdir.
we shall trample them underfoot, so that they may be among the lowest of the low.
insanlardan bizi saptıranları bize göster de aşağılanmışlardan olsunlar diye onları ayaklarımızın altına alalım! diyecekler.
It crackles underfoot.
Ayaklarımın altı çatırdıyor.
She would very likely trample you underfoot!
Seni muhtemelen ayağının altında ezerdi!
Some shot… others trampled underfoot in the panic.
Bazı atış… diğerleri panik içinde ayak altında çığlık attı.
Burned to death or trampled underfoot by the monster.
Ya yanarak öldüler ya da canavarın ayakları altında ezildiler.
It's about truth which is being trodden underfoot.
Ayak altında ezilen gerçekle ilgili.
Or I will crush you underfoot like a flea!
Yoksa seni bir pire gibi ayağımın altına alırım!
I won't let you put my heart underfoot again.
Tekrar kalbimi ayaklar altına almana izin vermeyeceğim.
Results: 160, Time: 0.0461

Top dictionary queries

English - Turkish