VISIBILITY in Turkish translation

[ˌvizə'biliti]
[ˌvizə'biliti]
görünürlük
visible
look
appear
seem
apparent
see
when
observable
görüş
to see
to meet
to talk
to speak
to discuss
to interview
a meeting
to negotiate
a sit-down
contact
görünürlüğünü
visible
look
appear
seem
apparent
see
when
observable
görünürlüğü
visible
look
appear
seem
apparent
see
when
observable
aydınlık
intellectual
aydin
enlightened
might
bright
the intelligentsia
luminary

Examples of using Visibility in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Visibility is zero. I can't see a thing.
Hiçbir şey görmüyorum. Görüş, sıfır.
I can't see a thing. Visibility is zero.
Hiçbir şey görmüyorum. Görüş, sıfır.
Away from the scrutiny and the visibility.
Gözlemlerden ve görünürlükten uzak bir şekilde.
But career advancement depends upon high visibility assignments.
Fakat kariyerinde ilerlemek için daha görünür görevler almalısın.
They report 500 feet and a mile visibility.
Feet yukarıda olduğumuzu ve görüş açımızın bir mil olduğunu söylediler.
Visibility is good.
Görüş netliği iyi.
There's good visibility up there.
Yukarıdan görüş açımız iyi olur.
Visibility will be good,
Görünmezlik iyi olacak ama ne yazık
It was raining, visibility was low, my car simply couldn't stop.
Yağmur yağıyordu. Görüş mesafesi düşüktü ve arabamı durduramadım.
He left me in a smoke-filled room with zero visibility.
Beni görüşü sıfır olan duman dolu bir odada bıraktı.
It appeared the FJ was having visibility issues of its own.
FJnin kendi görüş açısı sorunları yaşadığı ortaya çıktı.
Maximum visibility.
Maksimum görüş alanı.
Visibility is less them zero,
Görüş mesafesi sıfırdan daha düşük,
I got zero visibility.
Görüş mesafem sıfır.
Lincoln weather- sky obscured, visibility one mile in blowing snow.
Lincolnde hava durumu belirsiz. Görüş mesafesi kar altında 1.5 kilometre.
Visibility is surprisingly good.
Çörünürlük sürpriz bir şekilde iyi.
Visibility is zero.
Görüş açısı sıfır.
Between the mud and the zero visibility, I got nothing.
Balçık ve sıfır görünülebilirlik arasında bir şey bulamadım.
Negative. We have zero visibility.
Negatif. Görüş alanımız sıfır. Hiçbir şey göremiyoruz.
Negative. We have zero visibility.
Görüş alanımız sıfır. Negatif.
Results: 228, Time: 0.0725

Top dictionary queries

English - Turkish