WARRIORS in Turkish translation

['wɒriəz]
['wɒriəz]
savaşçılar
warrior
fighter
warlike
combatant
warlord
combative
shield-maiden
askerler
soldier
military
private
army
troop
marine
man
GI
savaşçıları
warrior
fighter
warlike
combatant
warlord
combative
shield-maiden
savaşçı
warrior
fighter
warlike
combatant
warlord
combative
shield-maiden
savaşçıların
warrior
fighter
warlike
combatant
warlord
combative
shield-maiden
askerleri
soldier
military
private
army
troop
marine
man
GI
asker
soldier
military
private
army
troop
marine
man
GI
askerlerin
soldier
military
private
army
troop
marine
man
GI

Examples of using Warriors in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Our 100,000 warriors will trample White City.
Savaşçımız Ak Şehri yıkmayı bekliyor.
My ancestors were defeated warriors, legitimate samurai stock.
Atalarım yenilmez savaşçılardı, samuraylık soyumuzdan gelir.
Great Powhatan, I will lead our warriors to the river and attack.
Ulu Powhatan, savaşçılarımıza nehre kadar önderlik edip onlara saldıracağım.
Your training is far superior to my warriors.
Eğitiminiz savaşçılarıma göre çok üstün.
But our two warriors must leave at once.
Ancak iki savaşçımız bir an önce yola çıkmalı.
They're the most fantastic warriors.
Olağanüstü savaşçılardır.
These two have both been outstanding warriors rivaling even Zarbon and Dodoria at their peaks!
Bu ikisi de seçkin savaşçılardır Zirvelerinde Zarbon ve Dodoriaya denktirler!
The Council has ordered all of our Warriors to be at the party.
Meclis, bütün savaşçılarımıza partide olmalarını emretti.
Eventually, there are a lot of crabs that look like samurai warriors.
Sonunda burada samuray savaşçılarına benzeyen çok fazla yengeç bulunuyor.
The three of us are the only real warriors, all too precious.
Üçümüz gerçek savaşçılarız. Hepimiz çok değerliyiz.
We're warriors, Hiccup.
Bizler savaşçıyız Hiccup.
And the Jaffa are enslaved warriors who mistakenly believe the Goa'uld are gods.
Ve jaffa köleleştirilmiş savaşçılardır, yanlışlıkla Goauldun tanrıları olduğuna inanırlar.
They need our iron, our warriors.
Demirimize, savaşçılarımıza ihtiyaçları var.
Don't corrupt my warriors.
Savaşçılarımı yoldan çıkarma.
And-and I guess to see those… those terra-cotta warriors and the Great Wall.
Bir de şu Terracotta Savaşçılarıyla Çin Seddini görmek için.
Today, two of our brave warriors have returned to us.
Bugün, cesur savaşçılarımızdan ikisi bizlere geri döndü.
This day, three of our warriors have fallen in the name of freedom.
Bu gün, savaşçılarımızdan üçü özgürlük uğruna öldüler.
Don't try to tell my warriors what to do.
Sakın savaşçılarıma ne yapmam gerektiğini söyleme.
And we gotta take warriors through wars so they can command the next batch.
Savaşçılarımızı da savaşa almalıyız ki onlar da diğer nesle emir verebilirsin.
We're… We're the flange warriors.
Kuku savaşçılarıyız biz.
Results: 3065, Time: 0.0689

Top dictionary queries

English - Turkish