Examples of using Asker in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Bu geç saatte. Şakacı asker orada kafayı buluyor olmalı.
Günaydın Asker. Dinleyin!
Ordunuzdaki her asker sizi örnek alıyor Majesteleri.
Benimle kal, asker. Nabız var.
Kate, çocuk bir sigorta satıcısı, asker değil.
Buradan çıkmama yardım eder misin? Hey asker!
Günaydın Asker. Dinleyin!
Ordunuzdaki her asker sizi örnek alıyor Majesteleri.
İyi haber şu, senin için umut var, asker. Kıyamet günü.
Aileni arayacağız. Asker Judy!
Üç asker, askerî mahkemede yargılandı ve mahkûm edildi.
Savaşa katılan her asker kendine yağmalanmış maldan almıştı.
Yetişmen gereken bir gösteri olduğunu duydum asker.
Her asker kralın isteklerini yerine getirmeye hazır olsun!
14ü asker olmak üzere 200 adamdır.
Çıkartma birliklerine komuta edecek yeterli asker var mı bilmiyorum.
Şu andan itibaren asker gibi davranacaksınız.
Bu filodaki her komutan ve her asker, savaş zamanı göstermiş olduğunuz.
İyi haber, senin için umut var asker.
Çıkartma birliklerine komuta edecek yeterli asker var mı bile bilmiyorum.