WONKY in Turkish translation

['wɒŋki]
['wɒŋki]
sakat
lame
bad
invalid
gimpy
wonky
hurt
injury
crippled
handicapped
disabled
yamuk
crooked
wonky
cockeye
lopsided
wrong
's askew
uneven
dengesiz
balance
equilibrium
stability
ballast
stabilization
deng
counterbalance
çarpık
crooked
of crookedness
twisted
warped
distorted
skewed
askew
wonky
cockeyed
dengesizleştiğimi
balance
equilibrium
stability
ballast
stabilization
deng
counterbalance
bitkin
weary
haggard
faint
knackered
exhausted
tired
peaked
worn out
groggy
jaded
wonky

Examples of using Wonky in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Still a bit wonky.
Hâlâ biraz kötü.
Your door's wonky.
Kapın bozulmuş.
which is an all-electric Croatian supercar. It's not wonky.
elektrikli Hırvat spor arabası Rimacı karşılatırıyoruz.
Stuff about the afterlife is super wonky.
Yaşam sonrası şeyler çok belirsiz.
Whatever happens now, my wonky life is my own.
Ne olursa olsun, benim işkolik hayatım kendime ait.
Like when you make pancakes and the first one comes out a little wonky.
Pankek yaparken ilk yaptığının biraz dengesiz olması gibi mi?
Three pups, three females, two males-- including the leader with the wonky jaw.
Yavru, 3 dişi ve iki erkek-- sakat çeneli olan lider de dahil olmak üzere.
No defects… knock-knees, wonky teeth, that sort of thing. Good legs.
İyi bacaklar. Kusur yok… dizler, sakat dişler, bu tür şeyler.
It had no power to explain what we observe in the world around us, a world characterised by irregular, wonky shapes and constant change.
Çevremizdeki dünyada; düzensiz, çürük şekilli ve sürekli değişimle karakterize olmuş bir dünyada gözlemlediğimiz şeyleri açıklamak için herhangi bir gücü yoktu.
Says the power's been wonky and that he's lost so much product, he probably won't make rent.
Elektriğin yetersiz olduğunu ve birçok ürünün bozulduğunu söyledi. Muhtemelen kirayı ödeyemeyecekmiş.
do you see? to enjoy wonky carrot stew?
Ben yamuk havuçlardan yapılmış sebze güvecinden, meditasyon çanlarını dinlemekten, ama yapmıyorum, çünkü sana yalan söyleyemiyorum, anlıyor musun?
things that interest you, and listen to gong bells Now, I can pretend to enjoy wonky carrot stew?
şeylerden hoşlanıyor numarası yapabilirim, Ben yamuk havuçlardan yapılmış sebze güvecinden, meditasyon çanlarını dinlemekten, ama yapmıyorum, çünkü sana yalan söyleyemiyorum, anlıyor musun?
all the other inane things that interest you, to enjoy wonky carrot stew and listen to gong bells?
şeylerden hoşlanıyor numarası yapabilirim, Ben yamuk havuçlardan yapılmış sebze güvecinden, meditasyon çanlarını dinlemekten, ama yapmıyorum, çünkü sana yalan söyleyemiyorum, anlıyor musun?
to enjoy wonky carrot stew do you see?
Ben yamuk havuçlardan yapılmış sebze güvecinden,
And listen to gong bells to enjoy wonky carrot stew and all the other
Ve senin hoşuna giden diğer manasız şeylerden hoşlanıyor numarası yapabilirim, Ben yamuk havuçlardan yapılmış sebze güvecinden,
to enjoy wonky carrot stew and all the other
Ben yamuk havuçlardan yapılmış sebze güvecinden,
all the other inane things that interest you, to enjoy wonky carrot stew Now,
şeylerden hoşlanıyor numarası yapabilirim, Ben yamuk havuçlardan yapılmış sebze güvecinden,
Our whole relationship is all wonky.
İlişkimiz biraz bitkin durumda.
I think my compass has gone wonky.
Sanırım pusulam kafayı yedi.
I'm a little bit wonky, Vod.
Biraz bitkinim Vod.
Results: 164, Time: 0.0496

Top dictionary queries

English - Turkish