Examples of using Dengesiz in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Sanırım bazen dengesiz bir şey varmış gibi hissediyorum.
Dengesiz yürüyüş, geveleyerek konuşma, asimetrik gülümseme.
Hala dengesiz hissediyorum.
Olarak biraz dengesiz. Evet, yalnızca kimyasal.
Dengesiz olmak istenen şey.
Evet! Kanıtın dengesiz olduğunu ispat etti.
Mikeın dengesiz bacakları olduğunu biliyorsun.
Dün gece Collierin dengesiz davrandığı söyleniyor bir şeyin etkisindeymiş gibi.
Hala dengesiz hissediyorum. Pekala.
Hayalperest, dengesiz. Onun yaşındayken ben de öyleydim.
Dengesiz bir kibir, tanrıların bütün armonilerini elde etmek istedi.
Sanirim bazen dengesiz bir sey varmis gibi hissediyorum.
Lşığın dengesiz ısısı, atmosferin
Kan değerlerin ciddi biçimde dengesiz.
Savunmanın dediğine göre, o gün dengesiz davranışları varmış,… polisi kışkırtmış.
Neden dengesiz sandalye bende?
Hafif dengesiz, biraz anormal.
Hala dengesiz hissediyorum. Pekala.
Yetenekleri güvenilir olsa da dengesiz yapısı işvereninin canını sıkabiliyor.
Kırışıklıklar dengesiz basınca neden oluyor bu da deride ülser yapıyor.