YOUR CAMERA in Turkish translation

[jɔːr 'kæmərə]
[jɔːr 'kæmərə]
senin kameran
kameran yanında
kamerani
your camera
senin kameraman
senin fotoğraf makinendeki

Examples of using Your camera in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Is that your camera?
Bu senin kameran mı?
Get your camera.
Kameranı da getir.
Your camera, I want you to photograph the plane's wing captain.
Sizin kamera, seni uçağa apos fotoğraflamak istiyorum; kanadı kaptanı.
Bring your camera.
Kamera da getirin.
You have got your camera. The plane leaves in 10 minutes.
Fotoğraf makinen yanında, uçak 10 dakika içinde kalkıyor.
Yeah, bring your camera.
Tabii ki, kameranı da getir.
Hey, you. Don't make me take your camera.
Hey, bana kameranı elinden aldırtma.
All right, well, if you're gonna come, grab your camera.
Tamam, gelmek istiyorsan kameranı da getir.
We will pay you properly and I will find your camera for sure.
Sana iyi para vereceğim, kameranı da bulacağım.
Cartman, go get your camera.
Cartman git fotoğraf makineni getir. Harikaaaa.
And I guess it's just a coincidence that your camera uses the exact same kind of tape that you found.
Sanırım sizin kameranın bulduğuz kaset ile aynısını kullanması da tesadüf.
You set up here, with your camera and that thing that gets things close?
Tam burda duracaksın, elinde kameran, bir de şu yaklaştıran şeyler neydi?
I love your camera, and I'm taking your camera to my office party tomorrow night, ok?
Senin makinene bayıldım. Ve yarın gece büro partisine onu götürüyorum, tamam mı?
You can take your camera out right now,
Bu çöplük için sözleşme imzalamaya karar verirseniz… hemen kameranızı çıkarırsınız… ben
Hopefully your cameras caught something.
Neyse ki senin kameralar bir şeyler yakaladı.
Sean, your cameras, your fingerprints, remember?
Sean, senin kameraların, senin parmakizlerin, unuttun mu?
Let's set up all your cameras.
Hadi gidip senin kameraların hepsini kuralım.
No, hopefully your cameras got something.
Neyse ki senin kameralar bir şeyler yakaladı.- Hayır.
Hopefully your cameras caught something. No.
Hayır. Neyse ki senin kameralar bir şeyler yakaladı.
No, hopefully your cameras got something.
Hayır. Neyse ki senin kameralar bir şeyler yakaladı.
Results: 47, Time: 0.0494

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish