YOUR PRIORITY in Turkish translation

[jɔːr prai'ɒriti]
[jɔːr prai'ɒriti]
önceliğin
priority
first
precedence
prioritize
primacy
's the primary
senin önceliğin
öncelik
priority
first
precedence
prioritize
primacy
's the primary
önceliğiniz
priority
first
precedence
prioritize
primacy
's the primary

Examples of using Your priority in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
I thought the Daily Planet was slipping off your priority list.
Daily Planetin öncelikler listenden kalktı sanıyordum.
Then you will know what your priority is.
Önceliğinin ne olduğunu anlayacaksın.
Eagle two, repeat your priority.
Bu birinci öncelik… Kartal iki, önceliğini tekrarla.
Your priority was to keep your bosses in the ministry happy.
Sizin önceliğiniz bakanlıktaki patronları mutlu etti.
Your priority is to make sure that Agent Anderson and the package get to safety.
Öncelikli görevin Ajan Andersonun ve paketin güvenliğini sağlamak.
Your priority is to protect our citizens,
Sizin önceliğiniz Federasyon halklarının yaşamlarını korumak;
That your priority, red meat and oldies?
Önceliklerin bu mu, kırmızı et ve mazi?
Is to make Marseille France's second capital. Your priority.
Sizin önceliğiniz, Marsilyayı, Fransanın ikinci başkenti yapmak.
An8}You say writing is your priority again.
Yazarlığın, yazmanın senin için öncelik olduğunu söylüyorsun.
So that makes this wank your priority.
Bu da bu işi senin için öncelikli kılıyor.
Dr Jackson, I want you to make translating that tablet your priority.
Dr Jackson, o tabletin çevrilmesinin önceliğiniz olmasını istiyorum.
Sergeant Parker, your priority.
Çavuş Parker! Öncelikli göreviniz.
So, you're re-evaluating your priorities.
Öyleyse, önceliklerini yeniden belirliyorsun.
Buffy, where are your priorities?
Buffy, önceliklere ne oldu?
You have got your priorities and I have got mine.
Senin kendi önceliklerin var. Benim de öyle.
Opportunity to re-think your priorities.
Önceliklerini düşünmen için bir fırsat.
Your priorities, your secrets.
Senin önceliklerin, senin sırların.
I find your priorities odd.
Önceliklerini tuhaf buluyoruz.
What about your priorities, huh?
Senin önceliklerine ne demeli, ha?
Kiko would be so proud of your priorities.
Kiko senin önceliklerinle gurur duyardı.
Results: 42, Time: 0.0458

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish