Examples of using Acele in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Acele bir şey yapma, kovulacaksın. Beni korkutma.
Ayetlerimi size göstereceğim. Benden acele istemeyin!
Dünyadakileri oraya kim koydu? Acele. Acele.
Arktik soğuk acele ne arasındaki paralellikler vardır.
Bu acele, bu amaç, hayatımı gerçekten değiştirdi.
Tembel tembel oturacak mıyız? Acele ve telaş ile bozulan gençliğimiz karşısında?
Pablonun acele kaçışının külleri arasında ben çok şanslı olmuştum.
Kesinlikle. Ve acele işe şeytanın karıştığını biliyorsun.
Rosa! Acele edelim, dükkân kapanmak üzere.
göstereceğim; acele etmeyin.
Dünyadakileri oraya kim koydu? Acele. Acele.
Uzayda neler olup bittiğini Arktik soğuk acele arasında paralellikler vardır.
Acele cevap verme. Önemli kararlar iyi düşünülmeli.
Bu acele neden?
Biraz acele lütfen.
Hepinizin bildiği gibi ben, acele karar veren bir adam değilimdir.
Bana asla acele karar verme diyorsun sonra da bunu yapıyorsun.
Size ayetlerimi göstereceğim, bunu Benden acele istemeyin.
Size ayetlerimi( işaretlerimi) göstereceğim; acele etmeyin.
Hayatımızın geri kalanı dururken neden acele edelim ki?