ACELECI in English translation

hasty
aceleci
alelacele
fevri davrandık
hasty ile
rash
döküntü
isilik
acele
kurdeşen
pişik
kaşıntı
kızarıklık
düşüncesizce
fevri
impetuous
aceleci
fevri
tez canlı
düşüncesizce
pushy
saldırgan
aceleci
ısrarcı
baskıcı
telaşlıydı
tezcanlı
zorladığını
hurry
çabuk
acele eder
acele et
acele edin
rush
acele
rushın
hücum
hemen
alelacele
telaş
acele etmeye gerek
koştuğunu
quick
çabuk
hızlı
hemen
çabucak
kısa
acele et
rashly
aceleci
düşüncesizce
düşünmeden
hothead
asabi
öfkeli
aceleci
deli fişeği
deli
delifişek
sinirli
of haste
acele yapılan
aceleci
aceleden aceleci olarak
precipitous

Examples of using Aceleci in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Aceleci olma Gobei. Eve dönüyorum.
Do not be rash, Gobei. I am coming home.
Sasha, aceleci davranma.- Nasıl görünüyor?
What does it look like? Sasha, don't act so rashly.
Ilk olarak, aceleci bir eylem oldu.
At first, there was a rush of activity.
Reginaldın aceleci olduğunu söyleyemem.
I wouldn't say Reginald is impetuous.
Maria sonuçları unutarak her zaman aceleci kararlar veriyor.
Maria is always making hasty decisions, forgetting about the consequences.
Bu kadar aceleci olmamalısın.
You don't have to be that hurry.
Bu aceleci beni geçmeyecek. Hayır.
That hothead isn't overtaking me.-No.
Pervasızdın, aceleci. Büyük sükse yapmaya, insanların dikkatini çekmeye çalışıyordun.
You were reckless… pushy. You were all about making a big splash.
Sasha, aceleci davranma.- Nasıl görünüyor?
Sasha, don't act so rashly.- What does it look like?
Aceleci bir şey yapma şimdi.
Don't do not do anything rash now.
Reginaldın aceleci olduğunu söyleyemem.
I wouldn't say Reginald's impetuous.
Eğer bu kadar aceleci davranırsanız, insanlar yaralanabilirler.
If you rush this, people will get hurt.
Bu kadar aceleci olma.
Don't be so quick.
Bu kadar aceleci olma.
Don't be hasty.
O kadar aceleci olma.
Do not be so hurry.
İnsan, aceleci( bir tabiatta) yaratılmıştır.
The human being was created of haste.
Bu aceleci beni geçmeyecek. Hayır.
No, I will not. That hothead isn't overtaking me.
Nesnelleştirici, aceleci, yargılayıcı, evet.
Objectifying, pushy, judgmental, yes.
Aceleci davranırsan bir de seninle uğraşmamız gerekir!
If you act rashly, we will have another accident!
Aceleci davranmayız ama deliğe giden yolumuzu dikkatlice belirleriz.
But we methodically plot our path to the hole. We don't act rash.
Results: 360, Time: 0.0429

Top dictionary queries

Turkish - English