Examples of using Affetme in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Onun affetme kapasitesini?
Affetme günü.
Daha fazla fedakarlık olmaksızın affetme ya da affedilme olamaz.
Kendini affetme zamanın geldi.
Sağlık görevlilerini affetme planları El Kaideyi kızdırdı.
Affetme ile küçümsemeyi birbirinden ayırmadığım için kendimi suçlu hissediyorum.
Beni affetme, sadece hoşgörü göster.
Asla affetme, asla unutma.
Sen kendini affetme. Tanrı seni affedecektir;
Ben sadece affetme kısmını içimden atmak istemiştim.
Kendini affetme bir insanın yapamayacağı birşeydir. Vickie.
Vickie, kendini affetme bir insanın yapamayacağı birşeydir.
Hangi sebeple seni affetme durumunda kaldı ki?
Ve sevdiğin kişileri affetme seçimini ben hala yapmamıştım.
Beni affetme, ama seks yapalım.
Lütfen affetme beni.
Beni affetme.
Mükemmel. Ben sadece affetme kısmını içimden atmak istemiştim.
Rahip, Noel affetme zamanıdır, değil mi?
Rahip, Noel affetme zamanıdır, değil mi?