Examples of using Ajandan in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Ajandan ziyade askerim ben.
Ajandan atıldım ve cinayetle suçlandı.
Her ajandan her işi yapmasını istiyorlar.
Ben ajandan çok bir askerim.
Ajandan daha iyi.
Biz de sürekli Ajandan sır saklıyoruz.
Görüntüleri bu ajandan aldım.
Seni gizli görevde öpen şu ajandan bahset bakalım.
O terörizm karşıtı programda çalışan altı ajandan biri.
Kanıtlar iki Rus ajandan geldi.
Evet, dizideki 10 ajandan 9u ergenlik bunalımında olan ve/veya korkunç bir travma geçiren kızlardan oluşuyordu.
Ateş-geçirmez Operasyonu, Los Angelestaki İranlılardan seçilen 4 tane ajandan oluşan bir şebeke yapısıydı.
Suikastçı yakalanana dek sorumlu ajandan 15 dakikada bir rapor istiyorum.
Çünkü bana ajandan verdiği numara kapalı…
Tüm yemek siparişleri, paketler… temizlik, tamiratlar için görevli ajandan izin alınacak.
Yayın alımını arttırmaya çalışıyorum çünkü henüz bir sinyal almadım ya da ajandan denizaltıyla ilgili bir haber alamadım.
Sen KGB ajanısın, onu bulmak ve öldürmek için beni kullandın!
Ajanlar, Sovyet Askeri Valisi Mareşal Vassily Sokolovskye plandan bahsettiler.
Nina, sen masabaşı ajanısın, tamam mı?