DEFECTORS in Turkish translation

[di'fektəz]
[di'fektəz]
sığınmacıların
refugee
defector
asylum seekers
to seek asylum
asylum-seekers
ilticacıları
asylum
defection
to defect
sığınmacılar
refugee
defector
asylum seekers
to seek asylum
asylum-seekers
sığınmacılarıyla
refugee
defector
asylum seekers
to seek asylum
asylum-seekers
sığınmacılara
refugee
defector
asylum seekers
to seek asylum
asylum-seekers
ilticacılar
asylum
defection
to defect
kaçakları
fugitive
illegal
runaway
on the run
rogue
runner
contraband
bootleg
renegade
deserter

Examples of using Defectors in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
I do know Mr. Cinnadella was not here just to assassinate Nazi defectors.
Bay Cinnadellanın sadece iltica eden Nazileri öldürmeye gelmediğini biliyorum.
Just to assassinate Nazi defectors. I do know Mr. Cinnadella was not here.
Bay Cinnadellanın sadece iltica eden Nazileri öldürmeye gelmediğini biliyorum.
Send all defectors back to the north.
Tüm siğinmacilari kuzeye geri̇ gönderi̇n.
Your people are hungry, and you're worrying about defectors.
Halkın açken, sen sığınmacılar için mi endişeleniyorsun?
And you're worrying about defectors. Your people are hungry?
Halkın açken, sen sığınmacılar için mi endişeleniyorsun?
Five armed defectors.
Beş silahlı defektör.
Our file on him came from two Russian defectors.
Onun hakkındaki kanıt dosyamız… bizim tarafımıza geçmiş olan iki tane Rus ajanından geldi.
Our file on him came from two Russian defectors.
Kanıtlar iki Rus ajandan geldi.
Five armed defectors.
Silahlı beş kişiyiz.
and most of the defectors are safe. I'm sorry.
dostun Kane… ve sığınmacıların çoğu güvende. Özür dilerim.
During the Revolutionary War The British used Key House as a base and they would hang defectors in the well house.
Ve ilticacıları kuyu evinde asmış. Bağımsızlık Savaşı sırasında İngilizler Key Evini üs yapmış.
and most of the defectors are safe.
dostun Kane… ve sığınmacıların çoğu güvende.
Defectors from North Korea are required to leave his or her number in Hanawon.- But think about it.
Kuzey Koreli sığınmacılar numaralarını Hanawonda bırakmak zorunda.- Ama düşün.
North Korean defectors are enraged by Heo Jin-ju's death and gathering on social media and in various communities.
Ve hem sosyal medyada hem de çeşitli mecralarda toplanıyorlar. Kuzey Koreli sığınmacılar Heo Jin-junun ölümüyle çileden çıktı.
The extremists that assaulted the defectors in Bogil It can't be… are registered to gather there.
Orada toplanmak için izin aldılar. Şey olmasın… Bogildeki sığınmacılara saldıran radikaller.
I want those defectors eliminated.
O konvoyun ortadan kalkmasını istiyorum.
They even pursued defectors in the West.
Batıya iltica edenleri bile takip ediyorlardı.
North Korean defectors are being eliminated.
Kuzey Kore mülteciler birer birer yok ediliyor.
Digging into defectors' lives after getting fired.
Kovulmanın ardından kafayı sığınmacıların hayatlarına takmışsın.
We need a place to house the defectors.
Sığınmacıları barındıracak bir eve ihtiyacımız var.
Results: 403, Time: 0.0418

Top dictionary queries

English - Turkish