Examples of using Aleni in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Aleni yerlerde dört yıl boyunca oynayamayacak oluşumuz her şeyi altüst etmişti.
Hayır diyemeyeceğim kadar… aleni bir teklif oldu bu.
Ama Ryugen bu kadar aleni yapmanı mı söyledi sana?
Hem içten içe hem aleni hor görülüp küçük düşürülmüş bir kadınım.
Selam. Burada aleni sayılamayacak kadar çok para var.- Peki.
Bu aleni bir öpücük.
Tom kapıyı aleni kırdı.
Bunlar bir araya gelmiş aleni serserilerdi.
Hatalı birisidir, ama hatası aleni.
Çok para var. Peki. Selam. Burada aleni sayılamayacak kadar.
Değil mi? Hayır, hayır, hayır bu biraz aleni olurdu.
Rogerın dilekçesine karşı dilekçeniz aleni.
Elimizde ölü bedenler ve aleni cinayetler var.
Hayır aleni.
Borgia Papasına olan düşmanlığım zaten aleni.
Bu kadar büyük ve aleni bir endüstride sözde topluma karşı sorumlu olan bir organizasyon var ve böyle karanlık bir şekilde çalışıyor.
Öyle ki, sahada gizli ya da aleni bir görevi yerine getirirken üstesinde gelemeyecekleri hiçbir limit ya da engel yoktur.
Gerçekleri açığa çıkarmak istemiyorsa bu aleni strese ve aşağılanmaya neden maruz kalsın ki?
Yolculukta daha sonra Tahitiye ilerlemişler( görevin aleni amacı olan, Venüsün geçişinin görüldüğü yer),
En büyük aleni sır; Yüzbaşı Frans Banning Cocqun,