Examples of using Allaha in Turkish and their translations into English
{-}
-
Ecclesiastic
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Allaha ibadet edin! Ondan korkun!
Allaha iman ettik. Şahit ol ki, biz muhakkak müslümanlarız.
Ve izniyle, halkı Allaha davetçi ve aydınlatıcı bir ışık olarak yolladık.
Allaha ısmarladık, Lola, unutma Perşembe günü benle yemek yiyorsun.
Ancak Allaha sağlam ve temiz kalb getiren yarar görür.
Ancak Allaha selim bir kalp ile gelenler başka.
Bunlarda, Allaha yönelen her kul için dersler vardır.
Ancak Allaha kalb-i selim( temiz bir kalp) ile gelenler o günde fayda bulur.
Ancak Allaha temiz bir kalple gelenler o günde kurtuluşa erer.
ALLAHa mükemmel bir kalp ile gelenler hariç.
Bazı insanlar Allaha inanır, bazıları inanmaz.
Benim ücretim yalnız Allaha aittir. O her şeye şahiddir.
Allaha verdiği sözü yerine getirene, Allah büyük ecir verecektir.
Başkasına değil, sadece Allaha kulluk/ibadet et; şükredenlerden ol!
Ücretim yalnız Allaha aittir. O, her şeye şahittir.
Benim ecrim ancak Allaha aittir. O, her şeye şahittir.
Allaha, aleyhinizde olacak açık bir delil vermek mi istiyorsunuz?
Kendi aleyhinizde Allaha apaçık olan kesin bir delil vermek ister misiniz?
Ve Kendi izniyle Allaha çağıran ve nur saçan bir çerağ olarak gönderdik.
İster misiniz kendi aleyhinizde Allaha apaçık bir delil veresiniz?