ALMAMAK in English translation

not to take
almamamı
kabul etmemesini
götürmeme
alınmamasını
binmesen
get
al
almak
hemen
var
bin
geç
çabuk
biraz
getir
alın
be taken

Examples of using Almamak in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Çocuklarına alabilmek için kendine yeni ayakkabı almamak gibi.
Like not getting a new pair of work boots so you kids can have shoes.
Karşılığında bir şey almamak adil değil.
It's not fair not to get something.
Birine yardım etmek ve hiç övgü almamak.
To help someone and not take any credit.
Kimse tekerlek almamak.
No one buy wheel.
Neden'' A'' almak istemeyesin ki?'' almamak.
Why wouldn't you want an"A"? And not getting an"A.
Ama sorumluluk almamak?
But not take responsibility?
Sorun olan şey not almamak değil?
So it's not the not taking notes that's a problem, right?
ama kişisel olarak almamak gerekir.
there's no need to take it personally.
Ölü birinden emir almamak kolaydır.
Not taking orders from a dead man is easy.
Hey. Cevap için hayır almamak dostum.
Hey. Not taking no for an answer, man.
Bu gibi durumlarda, alt tabaka örneği almamak prosedür gereğidir.
In that kind of a case, not taking a control sample is standard procedure.
Bu işe sorumluluk almamak için girersin.
You get into this business to avoid responsibility.
O kadar iş yapıp karşılığında hiçbir şey almamak.
Doing all that work and they get nothing.
Her şeyi çok ciddiye almamak gerek. Ama bu işte öğrendim ki, eminim sizin için de geçerlidir.
But in this job, I have learned, as I'm sure you have too, not to take things too seriously.
Bir şey yapardınız, çünkü birinin fiziksel alanına nüfuz etmek ve hiçbir tepki almamak gerçekten de imkansız.
You would do something, because it's literally impossible to penetrate somebody's physical space and not get that reaction.
bunun adı evlilik… hafife almamak gerek.
marriage… shouldn't be taken lightly.
Ona rastladım, yanımda bir tek bu vardı… ve Randy Jacksonın imzasını almamak olmaz, değil mi?
I bumped into him and all I had was this sword… and you're not gonna not get Randy Jackson's autograph?
Yumekonun dediği gibi hepimiz burada olduğumuza göre alabilecekken biraz risk almamak gerçekten yazık olur. Hey!
Hey! it would be a real shame not to take some risks. Like Yumeko said, since we're all here now!
İki insanın hayat boyu bir araya gelmesi… ki bunun adı evlilik… hafife almamak gerek.
Marriage… shouldn't be taken lightly. The union of two people for life.
Ama bak şimdi ama çok güzel ve akıllı bir kadın çıplak şekilde havuzuma girince bunu tanrıdan bir işaret olarak almamak zordur.
A beautiful, smart woman ends up in my pool, naked, it's hard not to take that as a sign from God.
Results: 61, Time: 0.0361

Almamak in different Languages

Top dictionary queries

Turkish - English