Examples of using Alta in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Alta gir ve vur.
Bizlerde hepimiz, lanet olası alta gidiyoruz.
Aynen böyle. Tamam, onları alta koyun sadece.
Sömürülmüş veya sarsılmış hissedince kuyruk kemiğinin ucu alta sıkışır.
Şunu alta koyalım.
Alta, hah buraya.
Bak, alta telefonumu aramaya gelmiştim.
Parçacıkları Alta Hizala.
Yılında Alta Verde Mesaya 2,5 metre kar yağmıştı.
Alta ışık da yerleştirecektim ama zamanım kalmadı.
Ve sıfırdan alta da gidelim.
Alta bir çift yazmışım.
Ve ben de elimi alta koydum ve elime ücret koçanlarını koydular.
Sağ elinizi alta, sol elinizi
Alta geçmeme izin ver!
Alta ben geçerim.
Çıkışı alta sen mi koydun?
Sizinki alta.- Onun adı üstte.
Hadi çavuş. Alta daha fazla adam koy.
Alta T gönderin! Ve Pedroyu beslemesi için gönderdim!