ANLAT in English translation

tell
söyleyin
haber
söyleyebilir mi
söyle
anlat
bahset
söylersin
anlatın
anlatabilir
diyeceğim
talk
konuşmak
konuşalım
söz
sohbet
hakkında
bahsetmek
konuşun
anlat
explain
açıklamak
açıklayın
izah
açıklayabilir mi
anlatmak
açıklar
anlatayım
anlatın
describe
tarif
tanımlayın
tanımlayan
tasvir
tanımla
anlat
tanımlar
anlatabilir
açıkla
nitelendirdiklerinden
telling
söyleyin
haber
söyleyebilir mi
söyle
anlat
bahset
söylersin
anlatın
anlatabilir
diyeceğim
told
söyleyin
haber
söyleyebilir mi
söyle
anlat
bahset
söylersin
anlatın
anlatabilir
diyeceğim
tells
söyleyin
haber
söyleyebilir mi
söyle
anlat
bahset
söylersin
anlatın
anlatabilir
diyeceğim

Examples of using Anlat in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Onlara bunu yapmazlarsa başlarına ne geleceğini de anlat.
Told'em what would happen if they didn't?
Eğer Adrian, Lexiye yanlış akciğerinin alındığını söylerse bana anlat.
Let me know if Adrian tells Lexine they harvested the wrong lung.
Denek bir mi? Onun varlığını anlat.
Subject one? Describe his presence.
Majid, bekle. Tanrı aşkına bana anlat.
Majid, wait. Talk to me, for Christ's sake.
Bana bu günün Amerikadaki diğer günlerden farkını bir daha anlat.
What the difference between this day and every other day in America? Explain again to me.
Biraz dinlen, sonra da bana gününün nasıl geçtiğini anlat.
After you have rested for a bit, and told me all about your day.
Ama gel de bunu yukarıdakine anlat.
But try telling that to"Killy McGee" up there.
Jimmy, senin şu ilginç'' göster Ve anlat'' larından birini sabırsızlıkla bekliyoruz.
Jimmy, we eagerly await another one of your interesting"show and tells.
Denek bir mi? Onun varlığını anlat.
Describe his presence. Subject one?
Bana bu günün Amerikadaki diğer günlerden farkını bir daha anlat.
And every other day in America? Explain again to me what the difference between this day.
Her ne yaptıysan düzeltebiliriz. Anlat bana.
Whatever it is, we can make it right. Talk to me.
Harika, bana söylediğin şeyi anlat ona.
That's cool. Just tell her what you told me.
gel de siyasetçilere bunu anlat.
but try telling that to the politicians.
Joey… Genee çizgisi veya sırası olan şeyleri anlat.
Joey… describe for Gene these things that have lines.
Öyleyse neden referanduma karşı çıkıyorsun anlat bize?
Then explain to us, why are you against the referendum?
Sehend arkadaşına nasıl vurdu anlat bakalım.
Tells how Sahand lashed to his comrade.
John, Elizabeth ile evlenme konusunda ciddiysen… bunu karına anlat be adam.
Talk to your wife. John, if you're serious about marrying Elizabeth.
bunu sen kalbime anlat benim.
you try telling that to my heart.
Onlara vagonu nerede durduracaklarını ve arabacıyı ne zaman vuracaklarını anlat.
And when to shoot the coachman. Told'em where to hold up the coach.
Şimdi, bana bir fiil anlat. Tamam.
OK. Now, describe to me a verb.
Results: 15669, Time: 0.0348

Top dictionary queries

Turkish - English