Examples of using Antika in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Dolls asla dinlemez çünkü antika olduğunu söyler.
Bana Galacticanın antika olduğunu hissettirdi.
Bunlardan birini şu antika detektif dergilerine yazıp, zengin olmalısın.
San Franciscodaki antika dükkanındaki beyefendiyi hatırlıyorum.
Antika! O bir üşütük!
Ağır, antika bir şeymiş.
O antika büyü kitabın hala duruyor mu?
Şu antika arabayla Rolex olayına kandığımı sanma.
Galactica antika değil.
Bunlardan birini şu antika detektif dergilerine yazıp, zengin olmalısın.
Antika koleksiyoncumla bir buluşma ayarlamam gerekiyordu.
Bak Antika. Üniformaları değiş tokuş etmeyi anlarım.
Şeyh antika gemi koleksiyonu yapıyor, en önemli parçası da bu. Nereden biliyorsun?
Dede, bu antika arabayı ne zaman aldın?
Bana doğru ile yanlış hakkındaki antika fikirlerinden bahsetme sakın!
Ben ve antika dükkanlarım mı?
Bu antika 100 cruzeirodan çok daha fazla eder.
Adı Antika.
Canlı boya düşünüyoruz Tutumumuz tuhaf ve antika.
Nerede öğrendin? Babam antika uçaklara bayılırdı.