Examples of using Ara in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Ara bunu duyduğuna çok sevinecek, teşekkür ederim.
Polisi ara. Çabuk.
Bu ara sonsuza dek sürecek!
Eminim. Orada bankayı ara.
Ara durağa kendim gidip erzak mı getirsem?
Ara, bir şeyle ilgilenirken burada kalman gerek.
Evet. Bi ara sana makyaj yapmama izin vermelisin.
Evimi ara. İddanın amacı yenilenin bir inekle baloda birlikte görülmesiydi.
Sayın Yargıç, davacı vekili ile görüşmek için ara talep ediyorum.
Pekala. Toronto trafik kameralarında Amandayı ara.
Ara durağa kendim gidip erzak mı getirsem?
Ara çok mutlu olacak, teşekkür ederim.
Numarayı ara. Öldü.
Beş dakika ara.
Toronto trafik kameralarında Amandayı ara.- Pekala.
Ve ara sıra gösterdiği yüz ifadeleri.
Sadece kağıttaki numarayı ara ve tekste sadık kal.
Fantezindeki kız olabilirim ama daha pahalı olur. Ara.
Harika haber. bir güvenlik detayına sahibim köstebek 3 ofisini ara.
Seni ararım bi ara, Carpy. Uykuya.