ARAMA in English translation

search
aramak
arayışı
bulmak
arar
araştırma
bir arama
araştırın
call
ara
çağrı
arayın
aramak
telefon
çağırın
haber
der
çağır
ararım
looking
göz
bakmak
bakış
görünmek
bakın
dinle
bakin
dial
ara
hat
kadran
telefon
çevir
tuşla
numarandan
phone
telefon
exploration
keşif
keşfetmek
araştırma
arama
calls
ara
çağrı
arayın
aramak
telefon
çağırın
haber
der
çağır
ararım
calling
ara
çağrı
arayın
aramak
telefon
çağırın
haber
der
çağır
ararım
searching
aramak
arayışı
bulmak
arar
araştırma
bir arama
araştırın
searches
aramak
arayışı
bulmak
arar
araştırma
bir arama
araştırın
called
ara
çağrı
arayın
aramak
telefon
çağırın
haber
der
çağır
ararım
look
göz
bakmak
bakış
görünmek
bakın
dinle
bakin
searched
aramak
arayışı
bulmak
arar
araştırma
bir arama
araştırın

Examples of using Arama in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Maia? Heidi. Praetor Lupusta arama yapmana izin vermediklerini bilmiyordum.
Maia? Heidi. I didn't know they let you make calls in the Praetor Lupus.
Eee… Polisleri arama konusundaki fikrini değiştirdin mi?
So… Have you changed your mind about calling the cops?
etiketleme ve arama yetenekleri sağlar.
tagging, and searching capabilities for digital photos.
Arama da izin verilmedi.
Aram wasn't allowed to, either.
Arkadaşı arama, evet.
Phone a Friend, of course.
Hızlı arama numaralarında birinci değilim.
I'm not number one on your speed dial.
Evden taşınırken yatağının altında bıraktığın dergileri boşuna arama.
For the magazines you left when you moved out. Now, don't bother looking under the bed.
Operasyon kapsamında 200den fazla arama yapıldı. Getty Images.
More than 200 searches were conducted as part of the operation. Getty Images.
TV-105 arama TV-108, ne yapmalıyım, şef?
TV-105 calling TV-108, what should I do, chief?
Ama sürekli arama.
But constantly searching.
Arama bundan bahsetmedin mi?
And you didn't tell Aram?
Arkadaşı arama,!
Phone a Friend!
İsme göre arama.
Dial by name.
Ross, kaçıranların arama ihtimaline karşı burada kalıyordu.
Um… Ross has just been staying here in case the kidnappers called.
Arama yapman lazım.
You have to do searches.
Bence kimsenin arama planı o kadar uzamaz Tony.
I don't think anyone's calling plan extends that far, Tony.
Nedir bu? Odasını arama özgürlüğümü kullandım?
I took the liberty of searching his room.- What's this?
Eddie, eğer Arama söylersen bu adamı öldürür.
Eddie, if you tell Aram, he will kill that man.
Arama kayıtları için mahkeme emri çıkartacağım.
I will get a subpoena going for his phone records.
Hazır. Hazır.- Hızlı arama?
Speed dial?- Ready.- Ready?
Results: 6395, Time: 0.0443

Top dictionary queries

Turkish - English